Ons altın 4.300 dolar seviyesinin üzerinde işlem gördü ve gümüşün de kısa bir süre önce 53 dolardan 51 dolara gerilediği bu ortamda, değerli metal piyasalarında yaşanan hareketlilik dikkat çekti. Finans dünyasının tecrübeli ismi ve Matterhorn Asset Management kurucusu Egon von Greyerz, bu fiyat dalgalanmalarının sadece bir başlangıç olduğunu belirtti. Greyerz’e göre, altındaki yükseliş kıyamet habercisi mi sorusunun cevabı evettir. Zira küresel para sisteminin sonuna gelindi. Altın, hızla çöken kaydi para birimleri karşısında serveti korumanın tek güvenilir aracıdır.

Greyerz, kariyerinin bir noktasında dünyanın büyük bir karmaşaya gireceğini fark etti ve 1990’ların sonunda servet koruma ihtiyacına odaklandı. En iyi enstrümanın altın olduğuna karar verdi ve şirketiyle 2002 yılında, ons fiyatı 300 dolarken piyasaya girdi. O dönemde yatırımcılara finansal varlıklarının en az %50’sini altına ayırmayı tavsiye etti. Aradan geçen zamanda, altının 4.000 doların üzerinde bir değere ulaşması, onun öngörülerinin haklılığını gösterdi. Greyerz, bu yükseliş döneminde günlük fiyat dalgalanmalarını önemsemediğini, çünkü parasal bir dönemin sonuna gelindiğinden emin olduğunu vurguladı.

Altındaki yükseliş kıyamet habercisi mi sorusuna net bir yanıt veren Greyerz, para birimlerinin ölümüyle altının değerini ölçmenin daha mantıklı olduğunu söyledi. Ona göre, altının değerini sürekli değer kaybeden kaydi para birimleriyle ölçmek tamamen yanlıştır; altını bir tavuk ya da inek gibi daha istikrarlı bir değere sahip şeylerle ölçmek daha doğru olacaktır.
Kaydi paranın çöküşü ve %99 değer kaybı

Para dönemleri her zaman kötü biter. ABD Başkanı Nixon’ın 1971’de altın standardını terk etmesinden bu yana, kaydi para birimleri %99 oranında değer kaybetti. Geriye kalan %1’lik değerin de tamamen sıfırlanması bekleniyor. Ancak Greyerz, o son %1’in de bulunduğu yerden %100’lük bir düşüş anlamına geldiğini hatırlattı. Bu durum, tüm dünyayı korkunç zamanların beklediği anlamına geliyor. Greyerz, yatırımcılara, altın fiyatlarının dramatik bir şekilde yükselmesini arzu etmemeleri gerektiğini, çünkü bu durumun beraberinde yaşam kalitesinin düşüşünü getireceğini belirtti.

Bu dönem, değerli metallerin hızlanma dönemine ve kaydi para birimlerinin çöküş çağına girdiğimizi gösteriyor. Greyerz, Batı ekonomisi başta olmak üzere dünya ekonomisinin çöküş evresine girdiğini, bu nedenle değerli metallerdeki fiyat hareketlerinin üstel (eksponansiyel) bir aşamaya ulaştığını ifade etti. Ona göre, Dolar’ın, Euro’nun veya Yen’in karşılaştırılmasının bir anlamı yoktur, çünkü hepsi değersizdir ve sıfıra doğru ilerleyecektir. Altındaki yükseliş kıyamet habercisi mi?, bu sorunun cevabını piyasa hareketleri zaten veriyor.
Borç krizi ve bankacılık sektöründe beklenen başarısızlıklar

Serveti korumanın tek yolu, birikimleri dolar gibi kaydi para birimleri üzerinden değil, ons, kilo veya gram cinsinden altın ve gümüş üzerinden ölçmektir. İnsanların fiyatların yükseldiğini sanmasının hatalı olduğunu, asıl yükselenin fiyatlar değil, para birimlerinin satın alma gücündeki kayıp olduğunu ifade etti. Son 50 yıldır para arzının hızla artmasına rağmen, altın bu tempoya ayak uyduramadı. Artık altın, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde dünyayı kurtarmak amacıyla yapılacak sınırsız para basımının habercisi olarak bu farkı kapatıyor. Altındaki yükseliş kıyamet habercisi mi? sorusunu da haklı çıkarıyor.

Greyerz, mevcut borç seviyeleri nedeniyle gelecekteki bütçe açıklarının finansmanının mümkün olmayacağını kaydetti. Faiz oranlarının dramatik bir şekilde yükseleceğini ve bu oranların aynı zamanda temerrüt riskini de yansıtması gerektiğini vurguladı. Kurumsal piyasalarda, devlet piyasalarında ve özellikle de bankacılık sektöründe büyük başarısızlıklar görüleceği uyarısında bulundu.
Greyerz, 1970’li yılların başında İngiltere’de %21’e kadar çıkan ipotek faiz oranları gördüğünü anlattı. Bugün hiç kimsenin bu faiz oranlarını karşılayamayacağını belirtti. Hükümetler bu borçları ödemeye yardımcı olmak için sınırsız miktarda kaydi para basmak zorunda kalacak. Bu döngü, faiz oranlarını ve enflasyonu artırarak altındaki yükseliş kıyamet habercisi mi? tezini destekleyecektir.
Servet transferi ve fiziksel altının önemi

Altındaki yükseliş kıyamet habercisi mi sorusuna yanıt arayan Greyerz, şu anki aşamanın en dramatik final aşaması olduğunu belirtti. Yazar Hemingway’in, “Nasıl iflas edersiniz? Önce yavaş yavaş, sonra aniden” sözünü hatırlattı. Kaydi para birimlerinin çöküşü 1971’den bu yana yavaş yavaş ilerledi ve artık aniden gerçekleşecek olan aşamaya girildi. Bu, altının ve gümüşün hızla yükseleceği, para birimlerinin ise daha hızlı değer kaybedeceği anlamına geliyor.

Greyerz, fiyat ve zaman tahmini yapmanın imkânsız olduğunu, bunun yerine risk ve yöne odaklanılması gerektiğini söyledi. “Risk her zamankinden daha yüksektir. Yön ise kaydi para birimleri ve borsalarda düşüş, faiz oranlarında ise yükseliştir. Bu çağda yaşam kalitesi ve dünya nüfusunda da kaçınılmaz olarak düşüşler görülecektir.” ifadelerini kullanan ünlü analist Altındaki yükseliş kıyamet habercisi mi ? sorusuna açıklık getirdi.
Altındaki yükseliş kıyamet habercisi mi, sorusuna en net yanıt, büyük bankaların bile altını tavsiye etmeye başlamasıyla geldi. Uzun yıllar altını göz ardı eden büyük bankalar, artık müşterilerine %10 ila %20 oranında altın tutmalarını öneriyor. Bu, altın ve gümüş piyasaları üzerinde muazzam bir talep yaratacaktır.

Zira dünyadaki finansal varlıkların yalnızca yarım yüzdesi (%0,5) altındadır. BRICS ülkeleri ve Doğu’daki merkez bankaları ellerinden geldiğince altın satın aldı. Batı merkez bankaları ise bu durumu henüz anlamış değildir ve sadece borç basmaya devam ediyor. Bu devasa talep karşısında piyasada yeterli arz bulunmuyor. Talebi karşılamanın tek yolu ise çok daha yüksek fiyatlardır. Önümüzdeki yıllarda kağıt varlıklardan, fiziksel altına doğru devasa bir servet transferi yaşanacaktır. Bu açıklamalar Altındaki yükseliş kıyamet habercisi mi? sorusuna cevap arayan yatırımcılar için en net cevap oldu.







