Küresel piyasaların gösterge endeksi S&P 500 için 2026 yılı beklentileri netleşmeye başladı. S&P 500 endeksi, makroekonomik belirsizliklerin gölgesinde volatilitesi yüksek bir yıla hazırlanıyor. Yatırımcıların yön arayışı sürerken, finans kuruluşu Stifel, 2026 yılı için piyasalara ışık tutacak kapsamlı bir strateji raporu yayımladı.
Analistlere göre endeks, önümüzdeki yıl iki uç senaryo arasında, 6.500 ile 7.500 puanlık bir koridorda dalgalanacak. Nisan 2025’te yaşanan tarife değişikliğinin ardından piyasaların bir “ayı tuzağına” düştüğünü savunan kurum, yeni yıla risk ve fırsat dengesini tartarak giriyor.
Stifel analisti Barry Bannister tarafından kaleme alınan raporda, teknoloji dışı döngüsel hisselerin üzerindeki baskının kalkması ve hisse başına kazançlarda (EPS) beklenen artış, endeksi yukarı taşıyacak ana motorlar olarak görülüyor.
S&P 500 fiyat/kazanç oranlarında yaşanacak normalleşme ile birlikte, endeksin 7.500 puana ulaşması, yani mevcut seviyelerden yaklaşık yüzde 9 oranında bir getiri sağlaması mümkün. Uzmanlar, bu oranın son 60 yıldaki ortalama yıllık fiyat artışına denk geldiğini hatırlatarak, beklentilerin “aşırı coşkulu” olmadığını vurguluyor.
Tüketici harcamaları ve resesyon riski

Madalyonun diğer yüzünde ise temkinli olunması gereken bir tablo duruyor. ABD ekonomisinin yüzde 68’ini oluşturan reel kişisel tüketim harcamaları, Stifel’in ayı senaryosunun merkezinde yer alıyor.
Rapora göre, tüketici harcamalarında yaşanacak olası bir kırılma, yapay zeka yatırımlarının (AI capex) telafi edemeyeceği kadar büyük bir boşluk yaratabilir.
Analistler, 2026 yılı için yüzde 25’lik bir resesyon ihtimalini masada tutuyor. İş gücü piyasasındaki arz büyümesinin yavaşlamasıyla maskelenen kırılganlıkların, talepteki bir geri çekilmeyle gün yüzüne çıkabileceği uyarısı yapılıyor.
Böyle bir senaryoda S&P 500 endeksinin 6.500 puana gerileyerek, bugünkü değerinden yüzde 5 civarında bir kayıp yaşayabileceği öngörülüyor.
Değerleme endişeleri ve yatırım stratejisi

Piyasa değerlemelerine ilişkin risklere de dikkat çekilen analizde, spekülatif varlıkların halihazırda değer kaybettiği belirtiliyor. Stifel stratejistleri, “Fiyat/Kazanç oranı, tek önemli şey haline gelene kadar önemsizdir” ifadesiyle yatırımcıları uyarıyor.
Mevcut konjonktürde portföyleri korumak adına Büyük Teknoloji (Big Tech) hisselerindeki pozisyonların hedge edilmesi (korunmaya alınması) öneriliyor.
Kurum, defansif büyüme ve defansif değer sunan sağlık hizmetleri, temel tüketim malları ve altın gibi güvenli limanlara yönelmenin daha makul bir strateji olacağını savunuyor.








