S&P 500 endeksinin dün tarihi zirveleri test etmesinin ardından Wall Street, yılın son günlerine beklenmedik bir ekonomik güven tablosuyla giriyor.
Beklentilerin üzerinde gelen büyüme verileri, piyasalardaki resesyon korkularını ötelerken, vadeli işlemler Çarşamba günü sakin bir seyir izliyor.
Yatırımcılar, tatil rehaveti öncesinde şu sorunun cevabını arıyor: Ekonomik verilerdeki bu direnç, piyasa dinamiklerini kalıcı olarak değiştirebilir mi?
Tatil takviminin etkisiyle işlem hacimlerinde belirgin bir düşüş gözlemleniyor. S&P 500 Vadeli İşlemleri 6.957 puan seviyesinde dengelenirken, Nasdaq 100 tarafında %0,1’lik sınırlı bir geri çekilme yaşandı ve endeks 25.796,5 puana geriledi.
Dow Jones cephesinde ise ibre 48.735,0 puanda sabit kaldı. Yatırımcılar, Noel arifesi sebebiyle borsaların Çarşamba günü saat 13:00’te kepenk kapatacağını ve Perşembe günü işlemlere tamamen ara verileceğini not ediyor.
S&P 500 ve beklentileri aşan GSYİH verileri

Piyasaların odak noktasında, üçüncü çeyrekte açıklanan ve tahminleri altüst eden gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) verileri yer alıyor. ABD ekonomisi, yıllık bazda %4,3 oranında büyüyerek analistlerin öngörülerini geride bıraktı.
Söz konusu veri seti, Hazine tahvili getirilerinde kısa süreli dalgalanmalar yaratsa da, hisse senedi piyasaları geçmişe dönük bu veriyi büyük bir soğukkanlılıkla karşıladı. Teknoloji ve büyüme odaklı şirketlerin öncülüğünde yaşanan yükseliş, S&P 500 üzerindeki pozitif havayı desteklemeyi sürdürüyor.
Mevsimsel etkiler ve Fed beklentileri

Piyasalar, finans literatüründe “Noel Baba Rallisi” olarak bilinen o meşhur döneme giriş yapıyor. Aralık ayının son beş günü ile Ocak ayının ilk iki seansını kapsayan bu tarihsel süreç, genellikle hisse senetlerinde yukarı yönlü hareketlerle özdeşleşmiştir. Mevcut haftada gözlemlenen kazanımlar, bu mevsimsel geleneğin bozulmadığına işaret ediyor.
Ekonomik verilerdeki canlılığa rağmen, Federal Rezerv’in (Fed) para politikasındaki rotasına dair beklentiler şekillenmeye devam ediyor. Yatırımcılar, ekonominin soğumaması ve inatçı enflasyon baskıları nedeniyle faiz indirimlerinin yakın vadede gerçekleşmeyeceğini düşünüyor.
Faiz oranı vadeli işlemleri, olası gevşeme adımlarının ancak 2026 yılında gündeme gelebileceğini fiyatlıyor. Piyasalar, büyüme verileri ile sıkı para politikası arasındaki bu hassas dengeyi izlemeyi sürdürecek.








