Petrol fiyatlarında yükseliş sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik olası bir askeri harekat düzenlenip düzenlenmeyeceğine dair nihai kararını önümüzdeki 10 gün içinde vereceğini açıkladı.
Beyaz Saray’da düzenlenen Barış Kurulu’nun açılış toplantısında konuşan Trump, Tahran yönetimiyle yeni bir anlaşma zemini aranabileceğini ancak mevcut şartlarda askeri seçeneklerin de masada olduğunu belirtti.
Bu açıklamaların ardından küresel enerji piyasalarında arz güvenliği endişeleri tırmanırken, ABD hafif petrolü (WTI) varil başına 1,24 dolar artışla 66,43 dolara, küresel gösterge olan Brent petrol ise 1,31 dolar değer kazanarak 71,66 dolara yükseldi.
Washington ve Tahran arasındaki gerilim, hafta boyunca petrol fiyatları üzerinde belirgin bir baskı oluşturdu. WTI fiyatları bu hafta genelinde %5’ten fazla değer kazanırken, yılbaşından bu yana kaydedilen toplam artış %16 seviyesine ulaştı.

Trump, “İran ile anlamlı bir anlaşma yapmak yıllardır kolay olmadı; ancak ya gerçek bir anlaşma yapacağız ya da kötü şeyler olacak” ifadelerini kullanarak askeri müdahale sinyallerini güçlendirdi. Cenevre’de yürütülen nükleer program görüşmelerinde ABD elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’in temaslarına rağmen, Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran’ın belirlenen “kırmızı çizgileri” karşılamadığına yönelik açıklamaları piyasadaki volatiliteyi artırdı.
Orta Doğu’da askeri hareketlilik ve enerji arzı güvenliği
Orta Doğu sularında artan askeri tahkimat, küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerindeki riskleri zirveye taşıdı. Bölgede halihazırda USS Abraham Lincoln uçak gemisi görev yaparken, USS Gerald Ford uçak gemisinin de bölgeye intikal halinde olduğu bildirildi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Cenevre’deki müzakerelerde bazı ilerlemeler kaydedilse de tarafların birçok temel meselede hala birbirinden çok uzak olduğunu vurguladı. Leavitt, olası bir müdahale için masada pek çok haklı gerekçenin bulunduğuna dikkat çekerek diplomatik kanalların daraldığı mesajını verdi.

Piyasa analistleri ve petrol yatırımcıları, özellikle İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nda gerçekleştirdiği askeri tatbikatların ardından olası bir çatışmanın ham petrol akışını tamamen kesmesinden endişe ediyor.
Dünyanın en önemli deniz geçitlerinden biri olan bu bölgedeki istikrarsızlık, sadece bölgesel bir gerilim değil, küresel ekonomiyi resesyon riskine sokabilecek bir enerji krizi potansiyeli taşıyor. Trump’ın önümüzdeki 10 gün içinde vereceği karar, piyasaların yönünü tayin edecek en kritik gelişme olarak izleniyor.
Jeopolitik risklerin petrol üzerindeki etkisi
Piyasa uzmanları, Washington’dan gelecek “anlaşma” veya “müdahale” sinyalinin petrol fiyatlarında sert hareketleri tetikleyeceğini öngörüyor. Mevcut tabloda jeopolitik risk primi fiyatlara dahil edilmeye devam ederken, arz tarafındaki olası bir aksama durumunda varil fiyatlarının 80 dolar bandını zorlayabileceği değerlendiriliyor.

Yatırımcılar, ABD’nin askeri yığınağı ile İran’ın boğazdaki gövde gösterisi arasındaki bu dengeyi yakından takip ediyor. Önümüzdeki süreçte diplomatik bir sürpriz yaşanmaması durumunda, enerji piyasalarındaki yukarı yönlü eğilimin korunması ve volatilitenin yüksek seyretmesi bekleniyor.
Gelecek hafta yapılacak resmi açıklamalar, sadece petrol fiyatlarını değil, aynı zamanda küresel enflasyon beklentilerini ve merkez bankalarının para politikası stratejilerini de doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Orta Doğu’daki bu stratejik satranç, küresel ticaret yollarının güvenliği açısından 2026 yılının en önemli ekonomik eşiği olarak nitelendiriliyor.







