Küresel enerji piyasalarında tansiyon yükselirken, Brent petrol fiyatı Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle iki yıl aradan sonra ilk kez varil başına 90 dolar sınırını aştı. İran merkezli gerilimin tırmanması ve sevkiyat rotalarındaki aksamalar, cuma günü yapılan işlemlerde fiyatların sert bir ivme kazanmasına neden oldu.
Küresel gösterge olan Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 5,4 artışla 90,11 dolara yükselirken, Batı Teksas türü ham petrol (WTI) ise yüzde 7,6 değer kazanarak 87,33 dolar seviyesinden işlem gördü.
Orta Doğu’da tedarik zinciri ve üretim kısıtlamaları
Bölgedeki lojistik sorunlar, üretici ülkeleri kapasite düşürmeye zorluyor. The Wall Street Journal tarafından yayımlanan rapora göre, Kuveyt bazı tesislerinde üretimi azaltmak zorunda kaldı. İran’ın Basra Körfezi’nden petrol sevkiyatının ana damarı olan Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması, bölgedeki depolama kapasitelerinin dolmasına yol açtı.

OPEC üyesi olan ve günlük ortalama 2,6 milyon varil üretim gerçekleştiren Kuveyt’in, sevkiyat yapılamadığı için üretimi yalnızca iç tüketimi karşılayacak olan 1,2 milyon varil seviyesine çekmeyi planladığı belirtiliyor.
Tedarik zincirindeki bu kırılma yalnızca Kuveyt ile sınırlı kalmıyor. Veri analiz şirketi Kpler’in değerlendirmelerine göre, Irak üretimini halihazırda yarı yarıya düşürmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) üreticilerin de benzer depolama sorunlarıyla karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.
Ham petrolü taşıyacak gemilerin eksikliği ve mevcut tankların dolması, üretimin zorunlu olarak durdurulması riskini beraberinde getiriyor.
Bölgesel risklerin enerji piyasalarına etkisi
Katar Enerji Bakanı Saad al-Kaabi, Financial Times’a verdiği mülakatta durumun ciddiyetine dikkat çekerek, çatışmaların devam etmesi halinde Körfez ülkelerinin enerji üretimini birkaç gün içinde tamamen durdurabileceği uyarısında bulundu.

Al-Kaabi, bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara kadar tırmanabileceğini vurguladı. Benzer şekilde, enerji danışmanlık şirketi Wood Mackenzie, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin kısa sürede normale dönmemesi halinde fiyatların 100 doların üzerine yerleşeceği öngörüsünü paylaştı.
Son bir haftalık süreçte yaşanan yükseliş, 2022 yılındaki Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana görülen en keskin haftalık kazançlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Brent petrol son beş işlem gününde yüzde 19, WTI ise yüzde 25 oranında değer kazandı. Bu yükselişte, sadece fiziksel arz kesintileri değil, aynı zamanda ABD yönetiminden gelen sert açıklamalar da etkili oldu. Başkan Donald Trump’ın bölgedeki siyasi hedefleriyle ilgili kullandığı ifadeler, piyasadaki belirsizliği ve volatiliteyi artırmaya devam ediyor.
Petrol piyasasında denge arayışı ve beklentiler
Petrol fiyatlarındaki bu sert yükseliş, küresel hisse senedi piyasalarındaki genel düşüşe rağmen enerji sektörü hisselerinin dirençli kalmasını sağlıyor. S&P 500 endeksinin değer kaybettiği günde, Exxon Mobil ve Chevron gibi dev enerji şirketlerinin hisseleri piyasanın genelinden daha pozitif bir ayrışma sergiledi.

Analistler, kısa vadede piyasanın yönünü Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğinin ve diplomatik temasların belirleyeceğini öngörüyor. Eğer arz kanalları kapalı kalmaya devam ederse, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturması ve merkez bankalarının para politikalarını zorlaştırması bekleniyor. Mevcut konjonktürde yatırımcılar, bölgeden gelecek resmi açıklamaları ve sevkiyat verilerini kritik bir gösterge olarak takip etmeyi sürdürüyor.







