ABD borsaları (S&P 500, Nasdaq, Dow Jones), petrol fiyatlarının varil başına 100 dolar seviyesine yaklaşmasının yarattığı enflasyonist baskı ve faiz indirimi beklentilerinin zayıflamasıyla Perşembe gününü önemli kayıplarla tamamladı.
Dow Jones endeksi günü 731 puanlık düşüşle, yani yüzde 1,5 değer kaybıyla kapattı. Benzer şekilde S&P 500 endeksi yüzde 1,5, teknoloji ağırlıklı Nasdaq bileşik endeksi ise yüzde 1,8 oranında geriledi. Yatırımcıların cuma günü açıklanacak kritik enflasyon verileri öncesinde risk iştahının azaldığı gözlemlendi.
Dow Jones dahil piyasalardaki bu sert satış dalgasının ana tetikleyicisi, enerji maliyetlerindeki ani artış oldu. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 9,2 yükselerek 100,46 dolara ulaşırken, bu artış Mart 2022’den bu yana kaydedilen en büyük günlük dolar bazlı kazanç olarak kayıtlara geçti.
Batı Teksas türü (WTI) ham petrolü de yüzde 9,7 değer kazanarak 95,73 dolara çıktı. Dow Jones piyasa verilerine göre, bu hareket Mayıs 2020’den bu yana görülen en büyük yüzdesel yükselişlerden biri olarak finansal istikrar üzerindeki baskıyı artırdı.

Ortadoğu’da artan gerilim ve arz güvenliği endişeleri
Petrol fiyatlarındaki bu yukarı yönlü hareketin arkasında, İran merkezli jeopolitik gerilimin tırmanması ve ABD yönetiminden gelen açıklamalar yatıyor. Trump yönetimi yetkililerinin, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerine refakat etmek için hazır olmadığını belirtmesi, enerji arz güvenliğine dair endişeleri körükledi.
BTIG Baş Piyasa Teknisyeni Jonathan Krinsky, ham petrol piyasasındaki bu hareketliliğin kısa süreli bir dalgalanmadan ziyade, belirsizliğin bir süre daha devam edeceğine işaret ettiğini değerlendirdi.

Enerji fiyatlarındaki bu tırmanış, Wall Street’te stagflasyon senaryolarının yeniden konuşulmasına yol açıyor. Ekonomik büyümenin yavaşladığı ancak fiyat artış hızının yüksek seyretmeye devam ettiği bu ortamda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) ekonomiyi canlandırmak için faiz indirimine gitme alanının daralabileceği ifade ediliyor.
Özellikle kalıcı fiyat artışları, Fed’in para politikası hamlelerini kısıtlayarak piyasalar üzerindeki baskıyı derinleştiriyor.
Dow Jones ve enflasyon verilerinin kritik önemi
Yatırımcıların faiz politikasına dair öngörüleri, petrol şoku sonrasında belirgin bir değişim gösterdi. CME FedWatch aracına göre, 2026 yılı boyunca hiçbir faiz indirimi yapılmama olasılığı Perşembe günü itibarıyla yüzde 46,1’e yükseldi.
Bu oran çarşamba günü yüzde 23,5, bir ay önce ise yalnızca yüzde 5,1 seviyesindeydi. Piyasa aktörleri, yüksek enerji maliyetlerinin enflasyonu besleyerek sıkı para politikasının beklenenden çok daha uzun süreceğinden endişe ediyor.

Cuma sabahı açıklanacak olan Ocak ayı kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, Fed’in favori enflasyon göstergesi olması nedeniyle büyük önem taşıyor. Ancak hükümetin kısmi kapanması sebebiyle bu verilerin bir miktar güncelliğini yitirmiş olabileceği de not ediliyor.
Küresel piyasalar, hem enerji arzındaki darboğazların hem de enflasyonist baskıların Fed’in yılın geri kalanındaki yol haritasını nasıl şekillendireceğini yakından takip etmeye devam edecek. Petrol fiyatlarının 100 dolar üzerindeki kalıcılığı, önümüzdeki dönemde büyüme rakamları ve tüketici harcamaları üzerinde belirleyici bir rol oynayacak.







