S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones, küresel enerji piyasalarındaki arz endişeleri ve Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilimin etkisiyle haftanın dördüncü işlem gününe satıcılı bir seyirle başladı.
Açılış seansında Dow Jones endeksi yüzde 0,20 oranında değer kaybederek 46.134,87 puan seviyesine geriledi. Dow Jones ile birlikte S&P 500 endeksi yüzde 0,63 azalışla 6.583,12 puana inerken, teknoloji hisselerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq endeksi yüzde 1,27’lik kayıpla 21.871,04 puan seviyesine çekildi.
Yatırımcıların odağında, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son faiz kararı ve enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonist baskıları yeniden tetikleme ihtimali yer alıyor.

Özellikle stratejik bir geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin aksaması, S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones üzerinde belirgin bir baskı oluşturmaya devam ediyor.
Enerji piyasalarında jeopolitik risk primi artıyor
Orta Doğu’daki çatışmaların doğrudan enerji altyapılarını hedef alması, petrol fiyatlarında sert yükselişleri beraberinde getirdi. Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı, TSİ 16.30 itibarıyla yüzde 5’e yakın bir artış kaydederek 112,51 dolar seviyesine ulaştı.
Aynı dakikalarda ABD hafif petrolü (WTI) ise yüzde 1,6’lık yükselişle 97,89 dolardan alıcı buldu. Fiyatlardaki bu tırmanışta, İran’ın Katar’daki bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat tesisini vurması ve İsrail’in İran’ın en büyük rezervlerinden biri olan Güney Pars Gaz Sahası’na yönelik saldırıları belirleyici oldu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Katar’daki tesislerin hedef alınmaya devam edilmesi durumunda Güney Pars sahasını “devasa bir güçle” vuracaklarına yönelik açıklamaları, bölgedeki gerilimin küresel ticaret yollarını uzun süre felç edebileceği endişesini güçlendiriyor.
Fed kararı sonrası Dow Jones düşüyor, piyasalarda satış baskısı artıyor
Fed, beklentilerle uyumlu olarak politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutma kararı alırken, karar metninde Orta Doğu’daki belirsizliklerin ABD ekonomisi üzerindeki risklerine dikkat çekti.
Fed Başkanı Jerome Powell, yaptığı değerlendirmede yükselen enerji fiyatlarının genel enflasyonu yukarı çekebileceği uyarısında bulundu. Powell’ın, enflasyonun arzu edilen hızda gerilemediğine dair vurgusu, piyasalarda faiz indirim sürecinin gecikebileceği şeklinde yorumlanarak endişeleri artırdı.

Diğer yandan, ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 14 Mart ile biten haftada 205 bine gerileyerek beklentilerin altında kaldı. Bu veri, iş gücü piyasasının direncini koruduğunu gösterse de, enerji şokunun hanehalkı harcamaları ve üretim maliyetleri üzerindeki etkileri yatırımcılar tarafından temel risk faktörü olarak izleniyor.
Küresel piyasalarda stagflasyon riski ve gelecek beklentileri
Ekonomi çevreleri, enerji fiyatlarındaki artışın kalıcı olması durumunda küresel ekonominin “stagflasyon” riskiyle karşı karşıya kalabileceğini değerlendiriyor.
Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen sevkiyatların aksaması, sadece petrol fiyatlarını değil, küresel tedarik zincirindeki diğer maliyet kalemlerini de yukarı çekme potansiyeline sahip. Analistler, pay piyasalarındaki negatif seyrin durulması için bölgedeki tansiyonun düşmesi ve enerji arz güvenliğine dair somut adımların atılması gerektiğini vurguluyor.
Gelecek haftalarda açıklanacak olan enflasyon verileri ve Fed yetkililerinin sözlü yönlendirmeleri, piyasaların yön tayininde kritik bir rol oynayacak. Mevcut tabloda yatırımcıların, güvenli liman arayışı çerçevesinde nakit pozisyonlarını koruma eğiliminde olduğu gözlemleniyor.






