New York borsası (S&P 500, Nasdaq, Dow Jones), ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı odaklı askeri ve siyasi gerilimin yeniden tırmanması, küresel petrol fiyatlarının hızla yükselmesi ve teknoloji hisselerinde derinleşen satış baskısının etkisiyle haftanın ilk işlem gününü önemli kayıplarla tamamladı.
Kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 0,26 azalarak 52.498,64 puana gerilerken, genel piyasa eğilimini yansıtan S&P 500 endeksi yüzde 0,79 azalışla 7.515,34 puana, Dow Jones ve S&P 500 dışında teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise yüzde 1,55 kayıpla 25.873,18 puana indi.
Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin küresel enerji arz güvenliğini doğrudan tehdit eder boyuta ulaşması, Dow Jones başta olmak üzere pay piyasalarında yatırımcıların risk iştahını belirgin şekilde baskılarken, güvenli liman arayışı borsa endekslerindeki negatif seyri hızlandırdı.

Hürmüz Boğazı’na yönelik gelişmeler ve ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalar piyasalardaki tansiyonu en üst seviyeye taşıdı. Trump, Hürmüz Boğazı’nda İran’a yönelik ABD deniz ablukasının yeniden devreye alınacağını ve boğazdan geçiş yapacak tüm kargo gemileri için yüzde 20 oranında bir geçiş ücreti uygulanacağını duyurdu.
ABD ile İran arasında karşılıklı askeri hamlelerin ardından tırmanan bu süreç, küresel enerji koridorlarının tıkanabileceği endişesini doğurarak petrol fiyatlarında sert yükselişleri beraberinde getirdi. Brent petrolün vadeli varil fiyatı TSİ 23.10 itibarıyla yüzde 9,1 oranında belirgin bir artış kaydederek 83 dolara ulaşırken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı yüzde 8,8 değer kazanarak 77,7 dolardan işlem gördü.
Teknoloji hisselerinde sert satış dalgası
S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones dahil küresel piyasalarda jeopolitik risklerin yanı sıra yarı iletken sektöründe gözlenen yoğun satış baskısı da borsa endeksleri üzerindeki aşağı yönlü baskıyı ağırlaştırdı. Yapay zeka ve donanım talebine yönelik küresel tedarik zinciri endişeleriyle çip üreticilerinden Micron Technology’nin hisseleri yüzde 4,3 oranında değer kaybetti.
Benzer şekilde, Sandisk hisselerinde yüzde 12,6, Advanced Micro Devices (AMD) hisselerinde yüzde 4,2 ve Intel hisselerinde yüzde 6,1 oranında sert düşüşler kaydedildi. Bu kayıplar, teknoloji sektörünün borsa genelindeki sürükleyici rolü nedeniyle endekslerin kayıplarını derinleştiren temel unsurlardan biri oldu.

Öte yandan, makroekonomik tarafta ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen şahin tondaki açıklamalar para politikasının geleceğine yönelik belirsizlikleri artırdı. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, New York İşletme Ekonomisi Derneği’nde gerçekleştirdiği hitabında, bu hafta açıklanacak olan çekirdek enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde yüksek seyretmeye devam etmesi durumunda para politikasında yeni bir sıkılaştırma hamlesinin kaçınılmaz olabileceğini vurguladı.
Waller’ın açıklamalarının ardından, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in bu ayki para politikası toplantısında faiz artışına gitme ihtimali yüzde 40’ın üzerine tırmandı.
Dow Jones endeksi ve piyasaların gözü kritik verilerde
Yatırımcılar, jeopolitik risklerin gölgesinde bu hafta açıklanacak kritik makroekonomik verilere ve finans devlerinin bilançolarına odaklanmış durumda. ABD’de yarın açıklanacak Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile çarşamba günü yayımlanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri, Fed’in gelecek dönemdeki faiz patikasına yönelik beklentilerin şekillenmesinde belirleyici rol oynayacak. Ayrıca Fed Başkanı Kevin Warsh’un yarın Kongre’de gerçekleştireceği para politikası raporuna ilişkin ilk sunumu, sıkı para politikasının süresine dair önemli ipuçları taşıması açısından yakından takip edilecek.

Makroekonomik takvimin yanı sıra ABD’li büyük finans kuruluşlarının bilanço sezonu da bu hafta itibarıyla başlıyor. Bank of America, Wells Fargo, Citigroup, Goldman Sachs ve JPMorgan gibi dev bankaların açıklayacağı finansal sonuçlar, yüksek faiz ortamında ABD bankacılık sektörünün güncel durumunu ve kredi hacimlerindeki eğilimleri ortaya koyacak. Analistler, hem jeopolitik gelişmelerin hem de açıklanacak şirket bilançolarının piyasalarda oynaklığı yüksek tutmaya devam edeceğini öngörüyor.







