Altın (GC=F) vadeli işlemleri, geçen ay yaşanan sert satışların ardından Cuma günü ons başına 4.000 dolar civarında sakin bir seyir izledi. Ancak bu durum, değerli metalin bundan sonraki rotası hakkında soruları beraberinde getirdi.
Merkez bankalarının alımları, borsa yatırım fonlarına (ETF) artan girişler ile külçe ve sikke alımları sayesinde değerli maden, 1979’dan bu yana en iyi yılını yaşamaya devam ediyor. Ne var ki, sarı metal geçen ay 4.381 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesini görmesinin ardından yaklaşık %9’luk bir değer kaybı yaşadı.
Faiz indirimleri ve küresel büyüme beklentileri

Macquarie Group analistleri Perşembe günü yaptıkları değerlendirmede, sarı madenin fiyatlarının zirveye ulaştığı görüşünü dile getirdi. Analistler, diğer merkez bankalarının Federal Rezerv’den (Fed) önce faiz indirimlerine başladığını ve Fed’in Aralık ayında yeni bir hamle yapma konusunda tereddütlü kaldığını kaydetti. Geleneksel olarak faiz indirimleri, değerli metalin getirisi olan diğer varlıklara göre cazibesini artırır.

Baş ekonomist Ric Deverell, Perşembe günkü açıklamasında şu tahminde bulundu: “Küresel büyümenin toparlanmaya başlaması, merkez bankalarının gevşeme döngülerinin sona ermesi, reel faiz oranlarının hala nispeten yüksek olması ve ABD ile Çin arasındaki gerilimin (en azından şimdilik) azalmasıyla, kısa vadede zirveye ulaşıldığını ve fiyatların önümüzdeki yıl düşeceğini tahmin ediyoruz.”
Düşüş önceki zirvelerden daha yavaş olacak
Deverell, beklenen düşüşün hızına dair de bir yorum ekledi. “Ancak, düşüş önceki zirvelerden sonra görülen düşüşten daha yavaş olacak ve fiyatlar, mevcut ABD başkanlık dönemi boyunca 2023 sonu seviyesinin oldukça üzerinde kalacaktır,” dedi. Sarı metal, yaklaşık iki yıl önce troy ons başına 2.000 dolar civarında işlem görüyordu.
Analistler, jeopolitik gerilimin yeniden tırmanması veya ABD hükümetinin büyüklüğüyle ilgili endişelerin geri dönmesi halinde altının daha da yükselebileceğini belirtti.
Altın, Ekim ayında on yıldan fazla bir süredir en büyük günlük düşüşünü yaşadı ve çarpıcı yükselişini ani bir şekilde durdurdu. Buna rağmen ayı yaklaşık %5’lik bir kazançla kapattı.
Wall Street’ten farklı altın tahminleri

Bu hafta başında yayınlanan Dünya Altın Konseyi bilanço raporunda, doların güçlenmesinin altının son zamanlardaki tüm zamanların en yüksek seviyesinden inişini tetiklediği belirtildi. Raporda, “Şu ana kadar uzun vadeli bir ‘satış’ sinyali görülmediğinden, Ekim ayındaki düşüşün uzun vadeli temel yükseliş trendinde sağlıklı ve çok ihtiyaç duyulan bir nefes alma fırsatı sağlayacağı görüşündeyiz,” ifadelerine yer verildi.

Zirveye ulaşılsa bile, bazı Wall Street analistleri Altın fiyatının yıl sonuna kadar mevcut seviyelerinden yükselmesini bekliyor. UBS analistleri Perşembe günü yayınladıkları notta, “Altının son zamanlarda 4.300 dolar/onsun üzerindeki zirveden 4.000 dolar/ons civarına gerilemesine rağmen, önümüzdeki 12 ay için hedefimiz 4.200 dolar/ons olmaya devam ediyor; siyasi ve finansal piyasa risklerindeki artış, altını 4.700 dolar/onsluk yukarı yönlü hedefimize taşıyabilir,” açıklamasını yaptı.

Öte yandan, Goldman Sachs analistleri geçen ay altının gelecek yılın sonunda troy ons başına 4.900 dolara ulaşacağını öngördü. Goldman Sachs analistleri Ekim ayında, “Spekülatif yukarı yönlü alım opsiyon yapılarının düzeltmesi satışlara katkıda bulunmuş olsa da, yapısal alımların devam edeceğini ve stratejik portföy çeşitlendirme aracı olarak altına olan ilginin artmasıyla 2026 sonu için 4.900 dolarlık tahminimize yukarı yönlü risk olduğunu düşünüyoruz,” dedi.







