New York borsasında ana endeksler (Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq) güne kırmızı bölgede başladı.
Küresel finans piyasaları, Çarşamba günü yaşanan kısa süreli barış iyimserliğinin ardından Perşembe günü yeniden satış baskısıyla karşılaştı. ABD’nin sunduğu iddia edilen 15 maddelik barış planının Tahran tarafından “mantıksız” bulunarak reddedildiği haberleri, Dow Jones ve diğer ana endekslerde toparlanma çabalarını yarıda kesti. Yatırımcılar, tırmanan jeopolitik risklerin küresel enerji arzı ve ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini yeniden fiyatlıyor.
Trump’ın sert tonu ve Dow Jones

Perşembe günkü açılışta Nasdaq Bileşik endeksi yaklaşık %1 değer kaybederken, S&P 500 %0,8 ve Dow Jones %0,4 oranında geriledi.
Orta Doğu’daki kriz dördüncü haftasını doldururken, diplomatik kanallardan gelen çelişkili sinyaller piyasayı “testere” formasyonuna hapsetti. Başkan Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada İran’a yönelik retoriğini sertleştirerek, “Çok geç olmadan ciddileşin ve bu anlaşmayı yapın” uyarısında bulundu. Ancak Tahran ve Tel Aviv hattından gelen karşılıklı yeni saldırı haberleri, ateşkes olasılığının hala uzak olduğunu gösteriyor.
Enerji piyasalarında ise belirsizlik hakim:
- Brent Petrol: Haftalık düşük seviyelerinden toparlanarak yeniden 100 dolar barajının üzerinde tutundu.
- WTI Ham Petrol: Varil başına 94 dolar seviyelerini test ettikten sonra hafif bir geri çekilme yaşadı.
ABD iş gücü piyasası direncini koruyor

Piyasaların odağındaki bir diğer önemli veri ise ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklandı. 21 Mart ile biten haftaya dair haftalık işsizlik maaşı başvuruları, beklentilere paralel şekilde 5.000 artışla 210.000 olarak gerçekleşti.
- Devam Eden Başvurular: İş aramaya devam edenlerin sayısını gösteren devam eden başvurular ise 1,82 milyona gerileyerek Mayıs 2024’ten bu yana en düşük seviyesine indi.
Bu veriler, geniş çaplı işten çıkarmaların henüz başlamadığını ve iş gücü piyasasının mevcut enerji şokuna rağmen stabil kaldığını kanıtlıyor. Ancak analistler, petrol fiyatlarındaki kalıcı yükselişin tüketici güvenini sarsarak bir resesyonu tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.








