Piyasaların görece istikrarlı seyrine rağmen, ABD Başkanı Donald Trump ile ülkenin önde gelen finans kuruluşlarının yöneticileri arasındaki ilişkilerde son dönemde hissedilir bir gerilim yaşanmıştı. Bu ortamda, Başkan Trump’ın Wall Street’in en büyük patronlarını Beyaz Saray’da bir akşam yemeği davetinde ağırlayacağı bildirildi.
Davetin, Trump yönetiminin tartışmalara yol açan ekonomi politikalarına yönelik destek arayışının bir parçası olduğu düşünülüyor. Habere göre, Çarşamba günü gerçekleşecek bu özel yemekte, Wall Street yöneticilerinden; JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, Nasdaq‘ın başkanı Adena Friedman ve Goldman Sachs‘ın yönetim kurulu başkanı David Solomon gibi kritik isimlerin yer alması bekleniyor.
Ayrıca, BlackRock CEO’su Larry Fink ve Morgan Stanley başkanı Ted Pick’in de konuklar arasında bulunduğu belirtiliyor. Bu özel buluşma, Beyaz Saray’ın Devlet Yemek Salonu’nda düzenlenecek.
Wall Street’ten düzenlemelere yönelik eleştiriler

Trump’ın vergi indirimleri ve düzenlemeleri azaltma vaatleri, 2024 seçim kampanyası sırasında Wall Street’ten güçlü bir destek görmüştü. Ancak, göreve başlamasının ardından atılan bazı adımlar Wall Street camiasında kaygıyla karşılandı. Bu kaygıların başında, Başkan’ın Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell’a yönelik sert eleştirileri geliyor. Trump’ın, Powell’ı “cahil” ve “aptal” olarak nitelendirmesi, merkez bankasının bağımsızlığına dair endişeleri artırmıştı.
JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, geçmişte yaptığı bir açıklamada, Fed’in bağımsızlığının “kesinlikle çok önemli” olduğunu vurgulamış ve kurumla “oynamanın” beklenenin tam tersi, olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunmuştu. Yine de Dimon’ın, merkez bankasının bağımsızlığını kaybetme tehlikesinin bulunmadığı yönündeki son değerlendirmeleri de dikkat çekti.
Öte yandan, Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu gümrük vergileri, Wall Street’te çalkantılara yol açarken, tüketici ekonomisi genelinde de fiyat artışlarını körükledi. BlackRock CEO’su Larry Fink, milliyetçi ekonomi politikaları ve ticaret engellerinin enflasyonu dizginlemek yerine daha da artıracağı görüşünü dile getirmişti.
Göçmenlik politikaları ve iş gücü kaygıları

Yönetimin göçmenlik konusundaki sıkılaştırma politikaları da finans sektörü de dahil olmak üzere büyük işverenler için işgücü arzı konusunda sorunlar yaratıyor. Özellikle H-1B vize maliyetlerinin yükseltilmesi, nitelikli işgücü tedariki konusunda bankaların başını ağrıtıyor. Bu duruma yanıt olarak, ABD’nin en büyük bankalarının, genellikle nitelikli vize başvurularının yoğunlaştığı Hindistan’daki işe alım süreçlerini hızlandırdığı belirtiliyor.
Başkan Trump, bu konuların yanı sıra, düzenleyicilerden bankaların “ideolojik önyargılarını” araştırmalarını talep etti ve kredi verenleri muhafazakar müşterileri dışlamakla suçladı. Ülkenin büyük finans kuruluşlarının çoğu bu iddiayı reddetti. Önceki benzer buluşmalar, özellikle teknoloji ve imalat sektörünün üst düzey yöneticileriyle yapılan toplantılar, milyarlarca dolarlık ABD yatırımı taahhütleriyle sonuçlanmıştı; örneğin Apple ve Meta’dan büyük yatırım hamleleri gelmişti. Finans devleriyle yapılan bu son görüşmenin de benzer taahhütlerle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı merak konusu.







