Küresel kahve fiyatları, uluslararası tedarik zincirindeki değişimler ve önde gelen üretici ülkelerdeki yüksek rekolte beklentilerinin etkisiyle son dört aylık dönemde yüzde 36 seviyesinde geriledi.
Ekim 2025 tarihinde libre başına 4,38 dolar seviyesini test ederek rekor kıran kahve, artan arz yönlü baskılar neticesinde 2,85 dolara kadar çekildi. Fiyatlardaki belirgin düşüş eğilimi; küresel talepteki daralma, elverişli iklim koşulları ve Washington yönetiminin tarife indirimleri gibi birbiriyle bağlantılı makroekonomik dinamiklerden kaynaklanıyor.
Küresel kahve üretimindeki artış ve arz dinamikleri
Dünyanın en büyük üreticisi konumundaki Brezilya’dan gelen olumlu hasat sinyalleri, emtia borsalarındaki satış baskısını hızlandıran ana unsurların başında yer alıyor. Güney Amerika ülkesinin özellikle Minas Gerais eyaleti başta olmak üzere kritik yetiştirme bölgelerinde kaydedilen düzenli yağışlar, tarımsal verimliliği doğrudan destekliyor. Toprak neminin korunması, bitki gelişimini olumlu yönde etkileyerek rekolte tahminlerinin yukarı yönlü güncellenmesine zemin hazırlıyor.

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, Brezilya, Vietnam ve Kolombiya’nın uluslararası ticaretin yaklaşık yüzde 60’lık kısmını tek başlarına karşıladığına dikkati çekti. Ergezen, okyanus akıntılarındaki değişimlerin getirdiği düzenli yağışların kahve ağaçlarında yoğun çiçeklenmeye yol açtığını ve beklenen üretim fazlasının fiyatları baskıladığını ifade etti. Asya kıtasındaki arz gelişmeleri de benzer bir tablo çiziyor. Dünyanın en önemli robusta türü üreticisi Vietnam’dan gerçekleştirilen ihracat hacmindeki büyük artış, piyasalardaki arz endişelerini ortadan kaldırıyor.
Endonezya genelinde pazar beklentilerini aşan üretim rakamlarının ortaya çıkması, stok maliyetlerini artırarak satıcıları daha düşük fiyatlardan işlem yapmaya zorluyor. Söz konusu aşırı arz durumu, piyasa aktörlerinin uzun vadeli pozisyonlarını yeniden değerlendirmesine neden oluyor. Kakao piyasalarında hava muhalefeti kaynaklı rekolte düşüşlerinin aksine, güncel meteorolojik veriler sektör için son derece elverişli bir ortam sunuyor. Üretim bölgelerindeki iklimsel normalleşme, tedarik endişelerini hafifleterek spekülatif alımların önüne geçiyor. Kahve piyasasına sürülen ürün miktarındaki artış, satıcılar arası rekabeti kızıştırırken nihai alıcılar için maliyet avantajı yaratıyor.

Analistler, yüksek rekolte beklentilerinin kısa ve orta vadede piyasa dinamiklerini şekillendirmeye devam edeceğini vurguladı. Uluslararası tarım kuruluşları, iklim şartlarının istikrarlı seyretmesi halinde gelecek hasat dönemlerinde de bolluk yaşanabileceğini raporluyor.
Makroekonomik açıdan bakıldığında, tarımsal emtia arzındaki istikrar, küresel gıda enflasyonu üzerindeki baskıların hafiflemesine yardımcı oluyor. Düzenli tedarik akışının sağlanması, işleme tesislerinin ve perakende zincirlerinin stok yönetimini kolaylaştırıyor.
Lojistik maliyetler ve talep tarafındaki yavaşlamanın etkileri
Fiyatlamalar üzerindeki aşağı yönlü baskı sadece arz artışından kaynaklanmıyor; aynı zamanda uluslararası lojistik maliyetlerindeki artış ve jeopolitik risklerin talep üzerinde yarattığı tahribat da önemli rol oynuyor. Orta Doğu coğrafyasında süregelen gerilimler, küresel navlun fiyatlarının ve deniz taşımacılığı sigorta primlerinin sert şekilde yükselmesine yol açtı. Tedarik zincirinde maliyetlerin artması, büyük ölçekli alıcıların satın alma kararlarını ertelemesine ve stoklarını minimum seviyelerde tutmasına neden oluyor.
Tüketici alışkanlıklarındaki bölgesel değişimler ve ekonomik yavaşlama endişeleri, nihai talebi sınırlayan diğer faktörler olarak öne çıkıyor. Satın alma yöneticilerinin temkinli yaklaşımları, vadeli işlem sözleşmelerindeki işlem hacimlerini de daraltıyor. Ticaret politikalarındaki güncellemeler piyasa dinamiklerini derinden etkiledi.

Saxo Capital Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, fiyatlamalardaki değişimin arkasındaki yasal düzenlemelere vurgu yaptı. Hansen, Washington yönetiminin Brezilya menşeli kahve ürünlerine uyguladığı yüzde 40 oranındaki ilave gümrük vergilerini kasım ayı ortasında kaldırdığını hatırlattı. Söz konusu vergi indiriminin, 2026 ve 2027 yıllarına yönelik rekor üretim beklentileriyle birleştiğinde piyasalarda kalıcı bir rahatlama sağladığı değerlendirmesinde bulundu. Gümrük bariyerlerinin kaldırılması, serbest ticaret akışını hızlandırarak ABD pazarındaki arz bolluğunu artırıyor.
Arz cephesindeki olumlu hava ve talep tarafındaki daralma, emtia piyasalarındaki geleneksel dengeyi satıcılar aleyhine değiştiriyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sonrasında piyasalarda kısa süreli bir tepki alımı görülmüş olsa da, güçlü temel makroekonomik veriler kalıcı bir yükselişe izin vermedi. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin ötesinde fiziksel arz talep dengesine odaklanmayı sürdürüyor. Gelinen aşamada, küresel stokların istikrarlı bir şekilde büyümesi öngörülüyor. Sektör temsilcileri, maliyet enflasyonunun tüketici talebini daha da baskılamaması için tedarik ağlarının optimize edilmesi gerektiğini belirtiyor. Küresel enflasyonla mücadele sürecinde tarımsal girdilerdeki ucuzlama, merkez bankalarının para politikası hedefleriyle uyumlu bir tablo sergiliyor.







