Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan iki haftalık ateşkes mutabakatı, küresel piyasalarda risk iştahını yeniden canlandırırken Dow Jones ve S&P 500 vadeli işlemlerinde sert yükselişleri beraberinde getirdi.
Tarafların Hürmüz Boğazı’nın sivil deniz trafiğine açılmasını öngören uzlaşması, enerji maliyetlerindeki endişeleri hafifleterek varil fiyatlarında belirgin bir düşüş yarattı.
Diplomatik kanallardan gelen olumlu haber akışı, enflasyon baskılarının azalabileceği beklentisiyle teknoloji ağırlıklı hisseler öncülüğünde borsalara güçlü bir alım dalgası getirdi.
Dow Jones endeksi ve pay piyasalarında ralli
Küresel yatırımcılar, Orta Doğu eksenindeki jeopolitik gerilimin yatışma sinyalleri vermesini hisse senedi piyasalarında hacimli alımlarla fiyatlıyor. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın salı akşamı dolacak olan askeri müdahale mühletine saatler kala ateşkes ilan etmesi, Wall Street endekslerinde panik havasını tamamen dağıttı.

Vadeli işlem piyasalarındaki verilere göre, S&P 500 endeksi yüzde 2,7 oranında sıçrama yaparken, teknoloji şirketlerinin yoğunlukta olduğu Nasdaq 100 endeksi yüzde 3,5 oranında değer kazandı. Borsalardaki pozitif havanın en net göstergelerinden olan Dow Jones endeksi vadeli işlemleri ise yüzde 2,5 oranında artarak bin puanlık beklentilerin üzerinde bir prim kaydetti.
Uzmanlara göre hisse senetlerindeki değer kazançları, piyasa aktörlerinin kalıcı barış ihtimaline yönelik iyimserliğini yansıtıyor. Ancak yine de piyasa işlemcileri, Dow Jones endeksi tarafındaki yükseliş ivmesinin kalıcı olup olmayacağını yakından izliyor. Trump, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı kaldırması karşılığında askeri operasyonları iki hafta süreyle durdurmayı kabul ettiğini vurguladı. Yapılan açıklama, tedarik zincirlerinin yeniden normale döneceğine dair umutları artırarak sanayi ve taşımacılık hisselerine ivme kazandırdı.
Havacılık sektörünün önde gelen temsilcilerinden Delta Air Lines şirketinin açılış zili öncesinde açıklayacağı çeyreklik bilanço, piyasaların gündeminde bulunuyor. Enerji maliyetlerindeki volatil hareketlerin ve askıya alınan uçuşların şirket finansalları üzerindeki etkileri, sektörel toparlanmanın hızı hakkında önemli ipuçları verecek. Analistler, Dow Jones endeksi içerisindeki sanayi devlerinin de taşımacılık maliyetlerindeki düşüşten olumlu etkileneceğini belirtiyor.
Amerikan Merkez Bankası cephesinden gelecek açıklamalar da piyasaların yönü üzerinde belirleyici rol oynamaya devam ediyor. Enerji fiyatlarındaki sert düşüş, yapışkan enflasyon riskini azaltarak bankanın yılın ilerleyen dönemlerinde faiz indirim döngüsüne yeniden başlayabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Çarşamba günü yayımlanması planlanan mart ayı toplantı tutanakları, para politikası yapıcılarının jeopolitik gerilimlerin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini nasıl değerlendirdiğine ışık tutacak.

Özellike sanayi kollarındaki üretim maliyetlerinin dengelenmesi, şirketlerin yıl sonu kar hedeflerini yukarı yönlü revize etmesine olanak tanıyabilir. Borsalardaki yukarı yönlü trendin devamlılığı, diplomatik müzakerelerin seyrine ve enflasyon verilerindeki dengelenmeye sıkı sıkıya bağlı görünüyor.
Enerji piyasalarında ateşkes sonrası fiyatlamalar
Hürmüz Boğazı’nın sivil ticarete açılması ihtimali, petrol piyasalarında tarihi nitelikte bir rahatlama yarattı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Trump’ın açıklamalarından kısa süre sonra mutabakat şartlarını kabul ettiklerini açıkladı. Erakçi, ülkesine yönelik saldırıların durması halinde kendi askeri operasyonlarını askıya alacaklarını ve iki haftalık süreçte boğazdan güvenli geçişin İran Silahlı Kuvvetleri koordinasyonuyla sağlanacağını ifade etti.
Yaklaşık yirmi bir mil genişliğindeki kritik su yolunun uluslararası sevkiyatlara yeniden açılması, enerji borsalarında anında karşılık buldu. Arz yönlü endişelerin büyük ölçüde ortadan kalkmasıyla birlikte, uluslararası gösterge konumundaki Brent ham petrolünün varil fiyatı yüzde 14 oranında değer kaybederek 94 dolar seviyelerine kadar çekildi.
Benzer bir tablo, Amerikan Batı Teksas tipi ham petrol vadeli işlemlerinde de gözlemlendi; fiyatlar yüzde 16’ya varan sert bir düşüşle 95 dolar civarında dengelendi. Enerji arzındaki darboğazın aşılması, küresel taşımacılık maliyetlerini doğrudan aşağı çekerken, üretim sektöründeki enflasyonist baskıları da hafifletiyor.

Piyasalar, Dow Jones ve diğer majör endekslerdeki yükseliş eğiliminin temelinde yatan en önemli faktörün enerji fiyatlarındaki bahsi geçen çöküş olduğunu değerlendirmesinde bulundu. Petrol piyasalarındaki volatilite, büyük enerji şirketlerinin hisse senedi performanslarını da yakından ilgilendiriyor. Üretim kapasitelerinin tam zamanlı devreye girmesi, piyasalardaki risk primini düşürerek sermaye akışının yönünü yeniden güvenli limanlardan pay piyasalarına çeviriyor.
Petrol ihraç eden ülkelerin üretim kotalarını yeniden gözden geçirmesi muhtemel görünüyor. Yatırımcılar, iki haftalık geçici barışın kalıcı bir diplomatik çözüme evrilip evrilmeyeceğini yakından izliyor. Anlaşmanın bozulması halinde enerji fiyatlarında yeniden yukarı yönlü sert hareketler yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.







