İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, Hürmüz Boğazı‘ndan geçişleri düzenleyen 12 maddelik yeni bir protokol üzerinde çalışıldığını duyurdu. Tahran yönetimi tarafından hazırlanan plan uyarınca, İsrail bandıralı gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine hiçbir koşul altında izin verilmeyecek.
Nikzad, İran’ın güney kesimindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentine düzenlediği resmi ziyaret sırasında, stratejik su yolunun yönetim biçiminde köklü değişikliklere gidileceğini kaydetti.
İran Devlet Televizyonu‘nun aktardığı bilgilere göre Ali Nikzad, bölgedeki yeni güvenlik ve ticaret rejimi hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu. Nikzad, Tahran’a yönelik hasmane tutum sergileyen ülkelerin gemilerinin, savaş tazminatı ödemedikleri müddetçe boğazı kullanamayacağını ifade etti.

Diğer tüm yabancı gemilerin geçişlerinin ise münhasıran İran Meclisi tarafından oluşturulan yasal düzenlemeler ve verilecek özel izinler çerçevesinde mümkün olabileceğini belirtti.
İran Hürmüz Boğazı yönetimini yeniden şekillendiriyor
Stratejik su yolundaki egemenlik haklarından ödün vermeyeceklerini vurgulayan Ali Nikzad, bölgedeki gemi trafiğinin artık geçmiş dönemlerdeki gibi serbest olmayacağının altını çizdi. Hürmüz Boğazı için hazırlanan yeni yönetim modelini petrolün millileştirilmesi kadar kritik bir hamle olarak niteleyen Nikzad, deniz ticaretindeki denetimlerin sıkılaştırılacağını dile getirdi. Meclis Başkan Yardımcısı, atılan bu adımın ülkenin stratejik çıkarlarını koruma noktasında bir dönüm noktası olduğunu savundu.
Ziyaret sırasında Nikzad’a eşlik eden İran Meclisi Bayındırlık Komisyonu Başkanı Muhammed Rıza Rızai de konunun önemine ilişkin değerlendirmeler paylaştı. Rızai, Hürmüz Boğazı’nın etkin bir şekilde yönetilmesinin nükleer silah elde etmekten daha stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

Yeni düzenlemeyle birlikte geçişlerden elde edilecek gelirlerin paylaşım planını da açıklayan Rızai, bütçenin yüzde 30’unun silahlı kuvvetlerin modernizasyonuna, kalan yüzde 70’lik kısmın ise halkın yaşam standartlarının yükseltilmesi ve ekonomik kalkınma projelerine tahsis edileceğini açıkladı.
Hürmüz gelirleri savunma ve kalkınma projelerine aktarılacak
Öte yandan yeni mali modelle birlikte, Hürmüz Boğazı geçişlerinden sağlanan döviz girdisinin doğrudan kamu refahına kanalize edilmesi hedefleniyor. Rızai’nin açıklamasına göre, elde edilen fonların büyük çoğunluğu bölgesel kalkınma hamlelerine ve halkın geçim şartlarının iyileştirilmesine ayrılacak.
Protokolün mecliste yasalaşmasıyla birlikte, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan bölgede yeni bir dönem resmen başlamış olacak.








