Yatırımcılar üçüncü çeyrek için açıklanan ve piyasa tahminlerini altüst eden GSYH verilerine odaklandı. ABD ekonomisi, analistlerin beklentilerini geride bırakarak yüzde 4,3 oranında büyüme kaydetti. Tüketici harcamaları ise bu dönemde yüzde 3,5 oranında artış gösterdi. Ancak bu güçlü veriler, Fed’in Ocak ve Mart toplantılarında faiz indirimine gitme ihtimalini zayıflattığı için hisse senedi piyasalarında sınırlı bir düşüş yaşandı.
Raporun en önemli etkisi, Wall Street bankalarının gelecek dönem için kurguladığı senaryoyu güçlendirmesi oldu. Büyük bankalar, yatırımcıların dikkat etmesi gereken yeni dönemi “ekonomiyi sıcak tut” stratejisiyle tanımlıyor. Analistler yakın vadeli bir durgunluk riskini göz ardı ederek ABD ekonomisi genelinde güçlü büyüme ve yüksek enflasyonun hakim olacağı bir yıl öngörüyor.
ABD ekonomisi ve enflasyon görünümü

Glenmede Yatırım Stratejisi Başkan Yardımcısı Michael Reynolds, tarife politikaları ve mali teşviklerin etkisine dikkat çekti. Reynolds, işgücü piyasasındaki değişimler ve yapay zeka kaynaklı verimliliğin 2026 yılında trend üstü beklentilere işaret ettiğini belirtti. Glenmede, 2026 yılı için tam yıl büyüme tahminini yüzde 2,7 olarak açıkladı.
Diğer uzmanlar, GSYH verilerinin yukarı yönlü sürpriz yapmaya devam etmesi durumunda fiyat artışlarının yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulundu. Northlight Asset Management yöneticisi Chris Zaccarelli, ABD ekonomisi üretiminin bu seviyede sürmesi halinde yavaşlama endişelerinin ortadan kalkacağını ifade etti. Zaccarelli’ye göre bu durum, piyasanın odak noktasını yeniden fiyat istikrarı kısıtlamalarına çevirebilir.
Bank of America, Eylül ayında ABD ekonomisi için yüksek büyüme ve yüksek enflasyon senaryosunu gündeme getiren ilk kurum oldu. Banka, gelecek yıl büyümenin güçlü kalacağını ve enflasyonun hedeflenen seviyenin üzerinde seyredeceğini öngörüyor. Trump tarafından planlanan teşvikler, destekleyici ticaret politikaları ve yapay zeka yatırımları bu beklentiyi destekleyen rüzgarlar arasında gösterildi.
Dev bankaların yatırım tezleri

Michael Hartnett liderliğindeki analist ekibi, tarife ve vergi indirimlerinin Amerikan politikasını şekillendirdiğini yazdı. Analistler, bu durumu batamayacak kadar büyük hisse senetleri için örtülü bir garanti olarak yorumladı. Morgan Stanley stratejistleri de 2026’ya girerken benzer bir yatırım tezini duyurdu. Merkez Bankasının faiz indirim döngüsü ve rezerv yönetimi alımlarına başlayacağını açıklaması bu görüşü destekledi.
Goldman Sachs, durgunluk içermeyen bir makro ortamda yapılan faiz indirimleri sayesinde ABD ekonomisi büyümesinin 2026’da sağlam kalacağını öngördü. Banka, durgun istihdam artışına rağmen politika faizi indirimlerinin işgücü piyasasındaki zayıflığı sınırlayacağını belirtti. Ancak hisse senedi piyasasındaki değerlemelerin halihazırda yüksek seviyelerde olduğuna dikkat çekildi.
Enerji ve emtia piyasasında fırsatlar

Bank of America stratejistleri, emtiaların önümüzdeki yıl için en iyi işlem fırsatı olduğunu vurguladı. Petrol ve enerji sektörü, ABD ekonomisi yüksek büyüme rejimindeyken cazip yatırım araçları arasında öne çıkıyor. Uzmanlar, Rusya ve Ukrayna sorununun çözümü sonrası petrolün toparlanacağını ve emtia grafiklerinin altın gibi parlayacağını savundu.
Analistler, Çin’in para birimini ucuz tutmaya devam etmesinin de bu süreci destekleyeceğini belirtti. Stratejistler, 2026 yılında emtia tarafında alım yapmanın en iyi işlem olacağını kaydetti. Ayrıca enerji sektörünün, piyasa genelinin aksine hareket eden en iyi yatırım aracı olduğu ifade edildi.
Tüketici harcamaları ve küçük şirketler

Morgan Stanley, tüketici ürünleri sektöründeki şirketlerin artan fiyatlama gücüne dikkat çekti. Bankanın analizine göre, üçüncü çeyrekte bu sektördeki kazanç beklentilerini aşma oranı yüzde 6 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, S&P 500 genelindeki yüzde 2’lik oranın oldukça üzerinde kaldı.
Küçük sermayeli şirketlerin de 2026 yılına girerken yatırımcılar için cazip fırsatlar sunduğu belirtildi. Uzmanlar, pozitif faaliyet kaldıracı ve fiyatlama gücünün geri dönüşünün küçük şirket bilançolarını iyileştireceğini öngördü. Bank of America ve Goldman Sachs da teknoloji devlerine kıyasla daha uygun değerlemelere sahip olan bu sektörü önerdi.






