Goldman Sachs, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl beklenen faiz indirimlerine ilişkin tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Banka, daha önce Mart ve Haziran aylarında yapılacağını öngördüğü 25’er baz puanlık indirimlerin artık Haziran ve Eylül aylarında gerçekleşmesini bekliyor.
Revizyon, son dönemde açıklanan istihdam ve fiyat verilerinin para politikasında daha temkinli bir duruşu desteklemesiyle ilişkilendiriliyor.

Goldman Sachs’ın baş ABD ekonomisti David Mericle, son istihdam raporunun ardından yaptığı değerlendirmede, Fed’in enflasyonun hedefe doğru seyrini net biçimde görmeden ve işgücü piyasasındaki dengeyi kalıcı kabul etmeden faiz indirimine gitmeyeceğini belirtti. Mericle’a göre, ücret artışlarının halen görece dirençli olması ve çekirdek enflasyondaki düşüşün yavaş ilerlemesi, karar alıcıları yılın ortasına kadar beklemeye itiyor.
Goldman’ın Fed hedefi
Banka, Fed fonlama faizinin 2026 yılının sonunda yüzde 3–3,25 aralığında şekilleneceğini öngörürken, önümüzdeki 12 aya ilişkin resesyon olasılığını yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürdü. Bu iyileşmede, ABD ekonomisinin büyüme tarafında beklenenden daha dirençli bir görünüm sergilemesi ve tüketici harcamalarının yüksek faizlere rağmen tamamen durma noktasına gelmemesi etkili oldu.

Goldman Sachs ayrıca, enflasyonda son aylarda görülen görece iyileşmenin önemli bir bölümünün gümrük tarifelerinden kaynaklanan tek seferlik etkilerle maskelendiğine dikkat çekti.
Bankaya göre, bu geçici destek ortadan kalktığında fiyat baskılarında yeniden dalgalanma riski bulunuyor. Aynı zamanda istikrar kazanan işgücü piyasasında daha fazla yumuşama ihtimali de Fed’in politika adımlarında aceleci davranmamasının başlıca nedenleri arasında yer alıyor.

Bu çerçevede Goldman Sachs, Federal Reserve’in 2026’ya kadar kademeli ve veri odaklı bir gevşeme süreci izleyeceğini, agresif faiz indirimlerinden ise şimdilik uzak duracağını öngörüyor.







