Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Sarah Sanders, Trump’ın Erdoğan’ı aramasının asıl amacının destek vermek değil, bir numaralı önceliği olan Amerikalıları korumak olduğunu söyledi.
Amerika’nın Sesi sitesinde yer alan konu ile ilgili haber şöyle:
“Beyaz Saray sözcü yardımcısı Sarah Sanders, Başkan Donald Trump’ın diğer batılı liderlerden önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı telefonla arayarak referandum zaferini kutlamasını savundu.
Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın ve Beyaz Saray’ın Pazartesi günü yaptığı açıklamalarda referandum sonucuyla ilgili resmi tepkiler, AGİT seçim gözlemcilerinin nihai raporunu açıklamasının sonrasına ertelenmişti.
Ancak iki kurumun açıklamalarına rağmen Donald Trump dün Erdoğan’ı arayarak kendisini kutladı, ayrıca Suriye IŞİD’le mücadele konusundaki görüşlerini paylaştı.
Wisconsin’e giderken, Air Force One adlı resmi uçağında gazetecilerin sorusuna muhatap olan Trump’ın sözcü yardımcısı Sarah Sanders’a Erdoğan’la görüşmenin zamanlaması ve ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamasıyla çelişkiye düşüp düşmediği soruldu.
Sanders bu soru üzerine Trump’ın Erdoğan’ı telefonla aramasının iki amacının bulunduğunu, birincisinin Erdoğan’ı tebrik etmek olduğunu, ikincisininse daha büyük bir amaç ve önceliğe sahip olduğunu ve bunun da bir NATO müttefiki ve ortağıyla ortak çıkarları görüşmek olduğunu anlattı.
“Ortadoğu çetin bir bölge” diye konuşan Sarah Sanders, Suriye gibi kabadayı ülkeleri yenilgiye uğratmak için bir araya gelmek gerektiğini savundu.
Sanders, “Trump Türkiye’nin demokrasinin geleceğiyle ilgili kaygılı mı?” sorusuna “Biz demokrasiyi destekliyoruz, ama Başkan Trump’ın dün yaptığı telefon görüşmesi Türkiye’yi demokrasiden caydırmak değil, Suriye gibi birlikte çalışabileceğimiz alanlarda görüşmelerde bulunmak” yanıtını verdi.
Israrlı sorularını sürdüren gazeteciler, Erdoğan’ın yetkilerini “çok tartışmalı bir seçimle” genişlettiğini vurguladı, Trump’ın buna destek verip vermediğini sordu. Bunun üzerine Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Sanders, “Aramanın amacı bu değildi. Başkan (Trump) bu görüşte değil. Elbette ki demokrasiyi destekliyor ve böyle bir beklentisi var. Ama kendisinin bir numaralı önceliği Amerikalılar’ı korumak, Amerikalılar’ı güvencede tutmak. Bundan dolayı başka ülkelerle ve bazı NATO ortaklarımızla birlikte çalışmamız gerekiyor” diye konuştu.
Başkan Trump’ın Türkiye’deki referandum sonucunu destekleyip desteklemediği sorulan Sarah Sanders, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü’nün (AGİT) seçim sonuçlarını yakından incelemekte olduğunu, bu konuda AGİT’in en değerli standartlara sahip olduğunu, en nihayetinde örgütün Türkiye’deki referandumla ilgili nihai raporunu yayınlamasını beklediğini kaydetti.
Trump’ın Erdoğan’ın seçim zaferini kutlamış olmasına odaklanılmaması gerektiğini savunan Beyaz Saray yetkilisi, “Öncelik Amerikalılar’ın güvencede olması. Trump göreve geldiğinden bu yana buna öncelik verdi. Bunu yapması için de Türkiye gibi ülkelerle çalışması gerekiyorsa ona odaklanır” dedi.
Temsilciler Meclisi’nden referandum sonucuna tepki
Öte yandan Türkiye’deki referandum sonucu tartışmasına bir tepki de Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Ed Royce’dan geldi. “Türkiye’nin sinsice ilerleyen diktatörlüğü devam ediyor” diyen Royce, yazılı açıklamasında “Demokrasiye, çoğulculuğa ve Türkiye’nin bölgedeki kilit rolüne önem veren herkes, Türkiye’de kuvvetler ayrılığı ilkesinin kaldırılmasından kaygı duymalı. Çok sayıda Türk de bu konuda kaygılı” dedi.
Ed Royce, AGİT’in seçim usulsüzlükleri ve adil olmayan kampanya ortamı gibi ilk bulgularının kendisini rahatsız ettiğini, örgütün nihai raporu çıkar çıkmaz raporu inceleyeceğini açıkladı.







