Sosyal medya devi Meta (META), yapay zeka alanındaki iddialı girişimlerini, kullanıcıları hakkında bilgi toplayarak sosyal medya platformlarında ilgi alanlarına yönelik hedeflenmiş reklamlar göstermek için kullanacağını duyurdu. Giderek daha fazla insanın yapay zekaya olan ilgisi, teknoloji devleri için farkında olmadan büyük bir reklam alanına dönüştü. Bu durum, artık cihazlarımızdaki eylemlerimizin daha fazlasının bize bir şeyler satma amacına hizmet edeceği anlamına geliyor.
Yapay zeka etkileşimleri reklam verisine dönüşecek

Meta, çarşamba günü yaptığı açıklamada, aralık ayından itibaren kullanıcıların yapay zeka etkileşimlerini içerik ve reklam önerilerini kişiselleştirmek için kullanacağını bildirdi. Meta’nın yapay zekasına yöneltilen sorular, kullanıcıların ilgi alanlarını belirlemede kullanılacak ve bu veriler Facebook gönderileri ile Instagram Reels akışları için bir dikkat odağı oluşturacak.
Bu adım, yapay zekanın Facebook ekosisteminde paraya dönüştürülmesinin bir sonraki mantıklı aşaması olarak öne çıktı. Meta’nın bu alanda nasıl başarılı olabileceğini görmek zor değil. Yapay zeka sohbet robotları, diyalog kurma ve güven hissi oluşturma gibi özellikleriyle arama motorlarını geride bırakarak kullanıcıları daha fazla kişisel bilgi paylaşmaya teşvik ediyor. Meta’nın da açıkladığı gibi, yapay zeka ile yürüyüş hakkında sohbet edildiğinde, kullanıcılara yürüyüş grupları önerileri sunulabilecek, arkadaşlarının paylaştığı parkur gönderileri gösterilebilecek veya yürüyüş botu reklamları ile karşılaşılabilecek. Bu durum, her dijital yüzeyin potansiyel bir reklam panosu ve kurumsal bir bilgi kaynağı haline geldiğini gösteriyor.
Meta kullanıcıların dikkatini yapay zeka ile tutacak

Mark Zuckerberg, yapay zeka yarışını kazanma konusunda herkesin favorisi değildi. Ancak yapay zeka aracılığıyla kullanıcıları platforma daha fazla bağlamak, şirketinin küresel dikkat mekanizmasını mükemmel bir şekilde tamamlayacak. Ticari internetin temel taşlarından olan kişiselleştirilmiş reklamlar ve algoritmik içerik akışları, kamuoyunda giderek artan bir tepkiyle karşılaşıyor. Meta’nın ‘önerileri iyileştirme’ olarak tanımladığı bu durum, eleştirmenler tarafından ‘gelişmiş veri gözetimi’ olarak adlandırılıyor. Yapay zeka etkileşimleri günlük hayatın ve çevrimiçi veri profillerimizin daha büyük bir parçası haline geldikçe, teknoloji platformlarına yönelik sosyal, politik ve sağlık temelli eleştirilerin de artması bekleniyor.
Kullanıcıların devre dışı bırakma seçeneği bulunmayacak

Meta, bazı konuşmaların hedefli reklamlar için algoritma yakıtı olarak kullanılmaması gerektiğinin farkında olduğunu belirtti. Şirket, kullanıcıların dini veya siyasi görüşleri, cinsel yönelimleri ya da sağlık gibi hassas konulardaki sohbetlerini reklam göstermek için kullanmayacağını açıkladı. Teknoloji şirketlerinde sıkça karşılaşılan bir durum olarak, kullanıcıların bu özelliği devre dışı bırakma seçeneği olmayacak. Bu durum, bir uygulamayı açtığınızda karşınıza çıkan ve kabul etmekten başka çarenizin olmadığı hizmet şartları güncellemelerini akla getirdi. Meta ise Reklam Tercihleri araçları ve diğer akış kontrolleri ile kullanıcıların gördükleri içeriği ve reklamları istedikleri zaman ayarlayabileceklerini ifade etti.
Rıza kavramını hiçe sayan bu dayatmacı yaklaşım, yalnızca tek bir şirkete veya reklamcılığa özgü değil. Wall Street Journal’ın bu hafta bildirdiğine göre OpenAI, Sora video oluşturucusunun yeni sürümünde, telif hakkı sahipleri eserlerinin kullanılmamasını açıkça talep etmedikçe, telifli materyalleri içeren videolar üretiyor. Teknoloji yöneticilerine göre kullanıcılar, ürünleri kullanmamayı seçerek nihai özgürlüğe sahip. Ancak her kesimden insanın yeni yapay zeka araçlarına aşina olması yönündeki yoğun telkinler karşısında, bütün bir teknolojik paradigma değişiminin dışında kalmayı seçmek gerçek bir seçenek gibi durmuyor. Teknoloji dünyasının sevdiği bir ifadeyle bu durum, ‘büyük ölçekte yumuşak bir zorlama’ olarak okunabilir. Fakat bu, aslında reklamcılığı tanımlamanın farklı bir yolundan başka bir şey değil.







