ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetimine Hürmüz Boğazı’nı yeniden ticarete açması için verdiği sürenin dolmasına saatler kala diplomatik bir anlaşma ihtimali belirmesi halinde planlanan askeri harekatı ertelemeyi değerlendiriyor.
Salı akşamı saat 20:00’de dolacak olan kritik mühlet öncesinde, Pakistan merkezli arabuluculuk faaliyetlerinin son derece hassas bir aşamaya girdiği bildiriliyor.
Diplomatik kanalların açık kalmasına rağmen Trump cephesinden gelen sert altyapı vurma tehditleri, küresel piyasalarda risk algısını en üst seviyeye taşıyor. Çatışmaların küresel enerji arzını daraltmasıyla birlikte varil fiyatı 110 doları aşan petrol, makroekonomik dengeler üzerinde ağır bir baskı yaratıyor.
Trump’ın askeri müdahale planlarında diplomasi penceresi

Küresel finans piyasalarının ve uluslararası diplomasinin gözü kulağı, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Tahran yönetimine verilen salı akşamı mühletine çevrildi. Amerikan basınında yer alan analizler, anlaşma zeminine yaklaşılması durumunda Beyaz Saray‘ın planlanan hava harekatlarını geçici olarak askıya alabileceğini gösteriyor. Konuya yakın yetkililer, masadaki mevcut görüşmelerden çıkabilecek olası bir uzlaşmaya kapıların tamamen kapanmadığını belirtiyor.
İran tarafından gelen son derece sert ve tavizsiz yanıtlar, Amerikalı diplomatlar tarafından müzakere masasını terk etme niyetinden ziyade taktiksel bir manevra olarak değerlendiriliyor. Pakistan’ın yürüttüğü arabuluculuk faaliyetlerinin seyri, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi adına kilit bir rol üstleniyor.
İran’ın Pakistan Büyükelçisi Rıza Amiri Moghadam, sosyal medya üzerinden yaptığı kısa açıklamada diplomatik temasların kritik ve hassas bir evreye girdiğini belirterek kamuoyuna beklemede kalmaları mesajını verdi. Elçilik düzeyindeki açıklamalar, kapalı kapılar ardında yürütülen pazarlıkların yoğunluğunu kanıtlıyor.
Diğer taraftan, Beyaz Saray danışmanlarının mühleti bir kez daha uzatma konusunda ciddi şüpheleri bulunuyor. Diplomatik çabalar için ayrılan sürenin hızla tükendiği vurgulanırken, askeri kanadın operasyonel hazırlıklarını tamamladığı ifade ediliyor.

Bazı üst düzey yetkililer, başkanın masadaki çözüm ihtimaline yönelik iyimserliğini giderek kaybettiğini ve salı akşamı itibarıyla nihai vuruş emrini vermeye her zamankinden daha yakın olduğunu kaydetti. Çatışan tarafların masadaki taleplerini esnetmemesi, arabulucuların hareket alanını ciddi şekilde kısıtlıyor.
Piyasalar ise, saatler ilerledikçe diplomasinin mi yoksa askeri güç kullanımının mı galip geleceğini fiyatlamaya çalışıyor. Siyasi otoritelerin alacağı her karar, Orta Doğu’daki güç dengelerini önümüzdeki on yıllar boyunca yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Yatırımcılar, karar anı yaklaşırken portföylerini risk yönetimi çerçevesinde yeniden yapılandırmayı tercih ediyor.
Trump’ın yaptırım tehditleri ve küresel enerji piyasalarına etkisi
Hürmüz Boğazı’nın ticari gemi trafiğine fiilen kapatılması, küresel enerji piyasalarında derin sarsıntılara yol açarak enflasyonist korkuları yeniden alevlendiriyor. Küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolundaki tıkanıklık, petrol fiyatlarını savaş öncesindeki 70 dolar seviyelerinden 110 dolar barajının üzerine fırlattı.

ABD Başkanı Donald Trump, salı akşamı dolacak mühletin aşılması halinde İran’daki tüm köprüleri ve enerji santrallerini hedef alacak eşi görülmemiş bir bombardıman başlatacaklarını ilan etti. Yeni bir askeri operasyon dalgasının ülkeyi yeniden inşa etmesi yüz yıl sürecek bir yıkıma uğratacağı uyarısı, bölgedeki jeopolitik krizin boyutlarını gözler önüne seriyor. Savaşın yıkıcı ekonomik maliyeti, sadece çatışan tarafları değil, enerji ithalatçısı konumundaki tüm gelişmekte olan ülkeleri doğrudan tehdit ediyor.
Artan enerji maliyetleri, küresel enflasyonla mücadele eden merkez bankalarının para politikası adımlarını zorlaştırarak dünya ekonomisini durgunluk riskine sürüklüyor. Çatışmalar, şubat ayının sonlarında başlayan karşılıklı hava saldırılarının çok ötesine geçerek tüm Orta Doğu’ya yayılma eğilimi gösteriyor.
İsrail ordusunun Lübnan’daki paramiliter gruplara yönelik operasyonlarını sıklaştırması ve İran’ın Basra Körfezi’ndeki kritik enerji tesislerini hedef alması, küresel arz güvenliğini her geçen gün daha fazla tehlikeye atıyor.
Amerikan finans basınında yer alan raporlar, ABD ordusunun doğrudan İran’ın enerji altyapısını vurmak üzere taktiksel planlamalar yaptığını doğruluyor. Diplomatik cephede ise Tahran yönetimi, bölgesel aktörler tarafından sunulan ve boğazın açılması karşılığında 45 günlük ateşkes öngören taslağı tamamen reddetti. İran devlet medyası, yönetimin Washington’a kendi on maddelik çözüm planını sunduğunu duyurdu.
Uzmanlar, sunulan alternatif planın mevcut şartlar altında Amerikan yönetiminin asgari taleplerini karşılamaktan çok uzak olduğunu değerlendiriyor. Masadaki uyuşmazlık, varlık fiyatlamalarındaki dalgalanmanın kısa vadede hız kesmeden devam edeceğini kanıtlıyor.







