Küresel piyasalarda altın fiyatları, haftanın ilk işlem gününde kaydettiği sert kayıpların ardından, ABD ve İran arasındaki gerilimin diplomatik yollarla çözülebileceğine dair beklentilerin artmasıyla salı günü yeniden toparlanma eğilimine girdi.
Spot altın, petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyonist baskıları bir miktar hafifletmesi ve doların zayıf seyretmesinin etkisiyle yüzde 0,6 oranında değer kazanarak ons başına 4.768,19 dolara ulaştı.
Bir önceki seansta 7 Nisan’dan bu yana en düşük seviyesini test eden kıymetli metal, güvenli liman talebi ve maliyet enflasyonuna dair değişen algılarla kayıplarını geri alıyor. ABD vadeli altın kontratları da haziran teslimi için yüzde 0,5 artışla 4.790,70 dolar seviyesine çıktı.

Petrol fiyatlarındaki düşüş ve diplomatik raporlar piyasayı destekliyor
Enerji piyasalarında ham petrol fiyatlarının varil başına 100 dolar sınırının altına sarkması, altın yatırımcıları için belirleyici bir faktör oldu. ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik uyguladığı abluka sonrası zirve yapan arz endişeleri, Washington ve Tahran hattından gelen olası diplomatik temas sinyalleriyle yerini temkinli bir iyimserliğe bıraktı.
Reuters tarafından yayımlanan raporlarda, iki ülke arasındaki müzakerelerin perde arkasında sürdüğü belirtilirken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılması konusunda ilerleme kaydedilebileceğine dair açıklamaları piyasalardaki tansiyonu düşürdü. Petrol maliyetlerindeki bu azalış, üretim ve ulaşım kalemleri üzerinden enflasyon beklentilerini aşağı çekerek, faiz politikalarına dair öngörüleri de yeniden şekillendiriyor.

Tastylive Küresel Makro Strateji Başkanı Ilya Spivak, piyasaların ABD ile İran arasında hala bir anlaşma ihtimali olduğuna inandığını vurguladı. Ancak sahadaki durum karmaşıklığını korumaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın ordunun İran limanlarına abluka uygulamaya başladığını resmen duyurması ve Tahran yönetiminin İslamabad’daki görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından misilleme tehdidinde bulunması, jeopolitik risk primini canlı tutuyor.
Öte yandan, ABD dolarının son bir ayın en düşük seviyelerine yakın seyretmesi, dolar bazlı emtiaları diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha cazip hale getirerek altın fiyatlarındaki yukarı yönlü hamleyi destekleyen bir diğer temel unsur olarak öne çıkıyor.
Küresel piyasalarda faiz beklentileri ve emtia fiyatlarındaki son durum
Altın piyasasındaki bu hareketlilik, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yılın geri kalanındaki faiz projeksiyonlarıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Yatırımcılar, geçtiğimiz hafta yüzde 12 olan “yıl içinde 25 baz puanlık faiz indirimi” ihtimalini şu an yüzde 29 seviyesinde fiyatlıyor.
Savaş öncesi dönemde iki faiz indirimi beklenirken, mevcut jeopolitik konjonktür Fed’in manevra alanını daraltmış durumda. Yüksek faiz oranları, getiri sağlamayan altının fırsat maliyetini artırsa da, jeopolitik belirsizliklerin derinleşmesi bu baskıyı dengeleyen bir unsur olarak kalmaya devam ediyor. Kıymetli metaller grubunda gümüş yüzde 0,9 artışla 76,27 dolara, platin yüzde 0,1 yükselişle 2.071,75 dolara ulaştı. Paladyum ise yüzde 0,2’lik bir değer kazancıyla 1.576,23 dolardan işlem görüyor.

Ekonomik aktivite ve jeopolitik gerilimler arasındaki bu hassas denge, altının kısa vadeli seyrini belirlemeye devam edecek. Analistler, Hürmüz Boğazı’ndaki operasyonel süreçlerin ve Washington’dan gelecek resmi açıklamaların, hem enerji fiyatları hem de güvenli liman varlıkları üzerinde volatiliteyi artırabileceğini değerlendiriyor.
Mevcut piyasa dinamikleri, enflasyon korunma aracı olarak altının önemini koruduğunu ancak merkez bankalarının şahin duruşunun bu yükselişi sınırlayan temel bariyer olduğunu gösteriyor. Gelecek dönemde, diplomatik kanalların açık kalıp kalmayacağı, küresel likidite akışının ve yatırımcı iştahının yönünü tayin edecek en kritik gelişme olarak yakından izleniyor.







