New York borsasında çarşamba günü yaşanan güçlü alımlarla S&P 500 endeksi, ocak ayı sonundan bu yana ilk kez rekor seviyeye ulaştı. Karmaşık makroekonomik koşullara rağmen borsadaki bu yükselişin arkasındaki temel itici güç oldukça yalın bir nedene dayanıyor: Yatırımcılar, ABD-İran savaşının en kötü döneminin geride kaldığına inanıyor.
Interactive Brokers Baş Stratejisti Steve Sosnick, yayımladığı notta iki haftadır süregelen bu rallinin, hisse senetlerinin Basra Körfezi’ndeki çatışmaların sona ermek üzere olduğu yönündeki piyasa görüşünü yansıttığını ifade etti.
Donald Trump’ın İran ile bir anlaşmanın yakın olduğuna dair verdiği güven tazeleyici mesajlara piyasanın verdiği ölçülü tepki, yatırımcıların “dipten alma” ve “ralliyi kovalama” motivasyonunun bir sonucu olarak görülüyor. Sosnick, mevcut piyasa psikolojisini değerlendirirken, somut bir anlaşmanın gerçekleşmesinden ziyade, anlaşmanın “köşeyi dönünce” olduğuna dair sürekli bir güvence almanın ralli için yeterli olduğunu vurguladı.

Uzmanlara göre, barış görüşmelerinde gerçek bir ilerleme olup olmamasından ziyade, ilerleme olabileceğine dair makul bir umudun korunması, piyasadaki “pozitif hissin” gerçeklikten daha güçlü bir katalizöre dönüşmesini sağlıyor.
S&P 500 endeksinin 11 günlük yükselişinin tarihsel analizi
S&P 500 endeksi, son dönemdeki performansıyla finans tarihinde nadir görülen bir bölgeye adım attı. 1962 yılından bu yana, endeksin sadece 11 işlem günü içinde %10 değer kazandığı durumlar toplamda 23 kez yaşandı. Tarihsel veriler incelendiğinde, bu tür hızlı yükselişlerin ardından kısa vadeli getirilerin genellikle mütevazı kaldığı gözlemleniyor.
Medyan verilere göre, bu sert yükselişi takip eden bir hafta içinde %1, bir ay sonra %2 ve üç ay sonra %7 oranında kazançlar kaydediliyor. Ancak vade uzadığında tablo çok daha olumlu bir hal alıyor; medyan getiriler altı ayda %12, bir yılda %20 ve iki yılda %35 seviyesine tırmanıyor.

Mevcut durumu geçmişteki benzerlerinden ayıran en önemli fark ise bu yükselişin gerçekleştiği seviyelerdir. Tarihsel olarak bu tür hızlı ralli sinyalleri genellikle derin düşüşlerin ardından gelirken, bu kez S&P 500 endeksi halihazırda rekor seviyelerine yakın bir noktada bu sıçramayı gerçekleştirdi.
Veri setinde bu duruma uyan yalnızca üç yakın karşılaştırma bulunuyor: Ekim 1982, Mart 2000 ve Kasım 2020. Bu veriler, piyasa için net bir “her şey yolunda” sinyali vermese de, yatırımcılar için kritik bir yol ayrımına işaret ediyor.
Rekor seviyelerde stratejik risk yönetimi
Geçmişteki üç benzer vakadan ikisi güçlü bir yükseliş trendinin devamıyla sonuçlanırken, bir tanesi (Mart 2000) uzun yıllar sürecek büyük bir zirve noktasına ve ardından gelen çöküşe işaret etmişti. Bu durum, S&P 500 endeksindeki mevcut yükselişin hem büyük bir fırsat hem de dikkatle yönetilmesi gereken bir risk barındırdığını gösteriyor.

Analistler, “pozitif hislerin” piyasayı bir süre daha ileri taşıyabileceğini ancak temel ekonomik verilerin ve diplomatik sonuçların bu beklentileri desteklememesi durumunda sert bir düzeltmenin kaçınılmaz olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Yatırımcılar için ana odak noktası, Orta Doğu’dan gelecek somut haber akışının piyasa beklentileriyle ne ölçüde örtüşeceği olacak. Enflasyon verileri ve kurumsal kâr marjlarındaki direnç, endeksin rekor seviyelerdeki tutunma çabasını destekleyen diğer unsurlar olarak izleniyor.







