Altın yatırımcıları ve kuyumculuk sektörü, uzun yıllardır süregelen alışkanlıkları kökten değiştirecek tarihi bir dönüşüme hazırlanıyor. Geleneksel “yastık altı” ekonomisinin kalbi olarak görülen kuyumcularda, nakit paranın yerini dijital izlerin ve sıkı denetimin alacağı yeni bir dönem başlıyor.
Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’nün üzerinde çalıştığı Kıymetli Metal Takip Sistemi (KMTS), kayıt dışı ekonomiyle mücadelede bugüne kadarki en radikal adımlardan biri olarak nitelendiriliyor.
Peki, gramdan kiloya kadar her parça kıymetli madenin kimliklendirileceği bu süreç, vatandaşı ve piyasayı nasıl etkileyecek?
Sistem hayata geçtiğinde, Darphane tarafından basılan her bir altın parçası, üzerine işlenecek özel bir bandrol ile takip edilecek. Söz konusu kimliklendirme mekanizması sayesinde, piyasaya sürülen ürünün hangi ülkeden ithal edildiği, hangi aracı kurum tarafından getirildiği ve nihai satış noktasına nasıl ulaştığı saniye saniye izlenebilecek.
Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Yakın, uygulamanın gramlık ürünlerden kilogramlık külçelere kadar tüm yelpazeyi kapsayacağını vurguladı.
Altında nakit devri bitiyor

Kayıt dışı para akışını kesmeyi hedefleyen düzenleme, ödeme yöntemlerinde de köklü bir değişikliği beraberinde getiriyor. Kuyumcu vitrinlerinde el değiştiren kıymetli madenler için nakit ödeme dönemi büyük ölçüde kapanıyor.
Belirlenen 30 bin liralık sınırın üzerindeki işlemlerde, alım ve satımların kredi kartı veya banka havalesi yoluyla gerçekleştirilmesi zorunlu hale gelecek. Vatandaşların ziynet eşyalarını nakde çevirirken veya yatırım yaparken, para trafiğinin bankacılık sistemi üzerinden yürütülmesi ve faturalandırılması şart koşulacak.
Gayrimenkul alımlarında “kaynağını göster” şartı

Yeni sistemin etkileri sadece kuyumcu tezgahıyla sınırlı kalmayacak; gayrimenkul ve otomotiv gibi büyük ölçekli harcamalara da doğrudan yansıyacak. Özellikle ev alımlarında peşinat olarak kullanılan birikimlerin bozdurulması sürecinde, bankalar “kaynağın ispatını” talep edecek.
Burak Yakın, elindeki varlığı nakde çevirerek mülk edinmek isteyenlerin, satış işlemini belgeleyen resmi evrakları ve beyan formlarını ibraz etmeden bankacılık sistemine yüksek tutarlı para girişi yapamayacağına dikkat çekti.
MASAK denetimlerinin sıkılaşacağı bu süreçte, kara para aklama risklerinin minimize edilmesi hedefleniyor. Nisan ayı itibarıyla kademeli olarak devreye girmesi beklenen uygulama, sektörde şeffaflığı artırırken alışveriş pratiklerini de yeniden şekillendirecek.








