ABD’nin önde gelen finans kuruluşlarından BofA (Bank of America), hisse senedi piyasalarında “kolay kazanç” döneminin sona erdiğine dair yatırımcılarına önemli bir uyarıda bulundu.
Michael Hartnett liderliğindeki BofA stratejistleri, 2020’lerin başından bu yana piyasayı domine eden Büyük Teknoloji (Big Tech) ve “Muhteşem Yedili” saltanatının sallantıda olduğunu, ancak bunun ekonomideki ani bir çöküşten kaynaklanmadığını vurguladı.
Business Insider tarafından aktarılan Cuma tarihli rapora göre, yapay zeka (AI) patlaması, teknoloji devlerini (hyperscalers) çok daha ağır bir harcama döngüsüne sürüklüyor. Google’ın ana şirketi Alphabet, Amazon, Microsoft ve Meta gibi dört büyük teknoloji devi, yapay zeka veri merkezleri ve çiplerine yönelik yatırımlar nedeniyle 2026 yılı için toplu olarak 635 ila 665 milyar dolar arasında sermaye harcaması (capex) öngörüyor. Bu devasa harcamalar, yıllardır teknoloji hisselerini besleyen değerleme ve hisse geri alım programlarını baskı altına alabilir.
BofA’nın dikkat çektiği sermaye rotasyonu

BofA, piyasa liderliğinin siyasi dinamiklerle bağlantılı olarak değiştiğine dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın “satın alma gücü” üzerine odaklanması, baskının en büyük hedeflere yönelmesine neden oluyor. Bu durum, yatırımcıların güvenli liman arayışını değiştiriyor. Hartnett, Ocak ayı sonlarında tahvillerin artık tipik “şok emici” rolünü oynayamadığını belirtmişti.
Stratejistlere göre sermaye, zayıf dolar rüzgarını arkasına alarak “anti-dolar” reflasyon işlemlerine, yani gelişmekte olan piyasa hisselerine, emtialara ve altına kayıyor. BofA, yatırımcılar için daha taktiksel bir oyun planı önererek, rotasyonun ilk olarak görüldüğü “gözden düşmüş” alanlara, yani küçük sermayeli şirketlere (small caps), Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına (GYO/REITs) ve gelişmekte olan piyasalara odaklanılması gerektiğini belirtiyor.
Wharton’dan Profesör Jeremy Siegel da yakın tarihli bir CNBC röportajında, piyasa liderliğinin tabana yayılmasının artık çok daha kalıcı göründüğünü ifade etti. Küçük ve orta ölçekli şirketler, daha yerel ve döngüsel (cyclical) yapılarıyla, yatırımcıların konsantrasyon riskini azaltmak istediklerinde artan fon akışlarına karşı çok daha hassas davranıyor.
Rakamlarla piyasa liderliğindeki değişim

Veriler, BofA‘nın tezini destekler nitelikte. 9 Şubat 2026 itibarıyla yılbaşından bugüne (YTD) Russell 2000 endeksi yüzde 7,64 artış gösterirken, S&P 500 endeksi sadece yüzde 1,36 oranında değer kazandı. Oysa 2023 ve 2024 yıllarında S&P 500, Russell 2000’e kıyasla belirgin bir üstünlük sağlamıştı.
Sektörel bazda bakıldığında ise değişim daha net görülüyor. 6 Şubat 2026 itibarıyla bölgesel bankalar (KRE) yüzde 13,61, konut inşaatçıları (XHB) yüzde 13,90 ve enerji sektörü (XLE) yüzde 19,10 getiri sağlarken, Büyük Teknoloji (VGT) yüzde 1,89 oranında değer kaybetti. S&P 500’deki en büyük 10 hisse senedinin piyasa değerinin yüzde 40,99’unu oluşturduğu yoğunlaşma riski, yatırımcıları eşit ağırlıklı endekslere (Equal Weight ETF) yöneltiyor. Nitekim Invesco S&P 500 Eşit Ağırlıklı ETF (RSP) yılbaşından bu yana yüzde 5,59 getiri sağlarken, klasik SPDR S&P 500 ETF (SPY) yüzde 1,28’de kaldı.
BofA stratejisti Hartnett, bu değişimin “koşullu bir ticaret” olduğunu ve faizlerin istikrar kazanması, kredi koşullarının daha fazla sıkılaşmaması ve politika baskısının mevcut dev şirketler üzerinde kalması durumunda çalışacağını vurguluyor. Ancak mevcut tablo, varlık tabanlı, düşük sahiplik oranına sahip ve “Main Street” (reel ekonomi) odaklı sektörlerin, Wall Street’in teknoloji devlerinden rol çalmaya başladığını gösteriyor.








