ABD borsaları, Eylül ayında beklediği faiz indirimi gerçekleşse bile, bir hayal kırıklığı yaşayabilir. Piyasalar, rekor seviyelere ulaşan S&P 500 endeksinin bu yükselişini haklı çıkarmak için Eylül ayında bir faiz indirimi beklerken, ABD Merkez Bankası Fed‘in şahin duruşu tüm beklentileri altüst edebilir.
Bu durum, piyasaların birden fazla faiz indirimine ilişkin beklentileri ile Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadeledeki kararlı tutumu arasındaki gerilimi ortaya koyuyor.
FED’in faiz indirim beklentileri fiyatlandı

S&P 500 bu yıl %10 değer kazandı ve 6400 seviyesinin üzerine çıkarak rekor kırdı. Bu yükselişin ardında, büyük teknoloji şirketlerinin güçlü kazançlarının yanı sıra, Merkez Bankası’nın 16-17 Eylül’deki toplantısında faiz oranlarını düşüreceği yönündeki kuvvetli beklentiler yatıyordu. Fed fon vadeli işlem piyasası, çeyrek puanlık bir faiz indirimini %85 olasılıkla fiyatladı.
Ancak, bir faiz indirimi gerçekleşse bile, Merkez Bankası’nın Başkanı Jerome Powell’ın şahin bir dil kullanması ve enflasyonla mücadeleye devam edeceklerini vurgulaması, piyasaları beklenmedik bir şekilde sarsabilir. Piyasalar peş peşe indirimler beklerken, bankanın bu konuda ihtiyatlı davranma olasılığı, yatırımcıları tedirgin ediyor.
Faiz indirimine rağmen şahin bir Fed

Piyasaların aksine, Fed’in enflasyon verilerine odaklandığı ve hızlı faiz indirimlerinden kaçınacağı düşünülüyor. Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan Kişisel Tüketim Harcamaları Endeksi’nin (PCE) Haziran ayında yıllık bazda %2,6 artması, %2’lik hedefin üzerinde kalındığını gösterdi.
Temmuz ayı verilerinin de benzer seviyelerde çıkması beklenirken, faizlerin çok hızlı indirilmesi tüketici talebini ve enflasyonu daha da artırabilir.
Enflasyona yönelik riskler

İşletme maliyetlerindeki artış ve gümrük vergileri gibi faktörler, şirketlerin fiyat artışlarına gitmesine yol açarak enflasyonist baskıyı güçlendiriyor.
Wolfe Research‘ten Chris Senyek, enflasyonun göz önünde saklandığını belirterek, yakın gelecekte şahin bir sürpriz beklediğini dile getirdi. Bu hafta Wyoming’deki Jackson Hole’da düzenlenecek Fed sempozyumunda Powell, faiz indiriminin ardından enflasyon verilerini dikkatle izleyeceklerini ve ek indirimler için acele etmeyeceklerini söyleyebilir. Bu mesaj, piyasaların beklentilerinden saparak büyük bir hayal kırıklığına neden olabilir.
Piyasalar neden risk altında?
Piyasa beklentileri ile Fed’in olası duruşu arasındaki uçurum, riskli bir tablo çiziyor. Şu an için Fed fonları vadeli işlem piyasası yıl sonuna kadar iki faiz indirimini fiyatlarken, bu beklentiler gerçekleşmeyebilir. Bu durum, faiz beklentilerini gösteren iki yıllık Hazine tahvilinin getirisinde Nisan ayındaki %4,06’lık zirveden %3,73’e düşüşe neden oldu.
Sabit getirili menkul kıymet piyasası, muhtemel olmayan faiz indirimlerini fiyatladığı için iki yıllık tahvil faizlerinin önümüzdeki aylarda yükselme potansiyeli bulunuyor.
Yüksek faiz oranları hisselerden kaçış getirebilir

Eğer tahvil getirileri yükselirse, yatırımcılar hisse senetlerinden çekilerek daha güvenli varlıklara yönelebilir. Bu senaryoda S&P 500 endeksi, Mayıs ayındaki değerleme seviyelerine gerileyerek %5’e yakın bir düşüşle 6100 seviyelerine inebilir.
Bu durum, sadece bir faiz indirimi ile yetinecek bir Fed’in, piyasaların birden fazla indirim beklentisini karşılayamaması sonucunda yaşanacak büyük bir hayal kırıklığı olabilir. Bu nedenle uzmanlar, yatırımcıları şu an için agresif hisse senedi alımından kaçınmaları konusunda uyarıyor.







