Goldman Sachs tarafından yayımlanan güncel analiz, ABD ekonomisinin 2026 yılındaki seyri için en belirgin tehdidin, hisse senedi piyasalarında (S&P 500, Nasdaq, Dow Jones) yaşanabilecek sert bir düzeltme olduğunu ortaya koydu.
Kurumun ABD ekonomisti Pierfrancesco Mei, ekonominin 2026 yılının son çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,5 oranında büyüyeceğini öngörse de, finansal piyasalardaki oynaklığın bu tabloyu değiştirebileceği uyarısında bulundu.
Mali teşvikler, gevşek para politikası ve gümrük vergilerinden kaynaklanan baskıların azalmasıyla desteklenen bu büyüme tahmini, borsa fiyatlarındaki olası bir gerileme karşısında kırılgan bir yapı sergiliyor.
S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones’ta yaşancak düzeltme, büyüme rakamlarını aşağı çekebilir
Goldman Sachs ekonomisti Mei, hazırladığı 16 sayfalık kapsamlı notta, yılın ilk yarısında yaşanabilecek yüzde 10’luk bir geri çekilmenin GSYH tahminini 0,5 puan düşürerek yüzde 2 seviyesine geriletebileceğini kaydetti.
Analizde, Dow Jones dahil piyasalardaki düşüşün derinleşmesi durumunda ekonomik hasarın da katlanarak artacağı vurgulandı. Verilere göre, hisse senetlerinde yaşanacak yüzde 20’lik bir değer kaybı, ABD ekonomisinin baz senaryonun yaklaşık 1 tam puan altında kalmasına yol açabilir. Mei, analizinde “Yaptığımız incelemeler, Dow Jones dahil hisse senedi piyasalarında yaşanacak sert bir düzeltmenin yakın vadeli en önemli riski temsil ettiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Bu riskin temelinde, “servet etkisi” olarak adlandırılan ve hanehalkının elinde bulundurduğu varlıkların değeri arttıkça kendilerini daha güvende hissederek harcamalarını artırması prensibi yatıyor.
Özellikle 2022 yılının sonundan itibaren yapay zeka teknolojilerine duyulan ilgiyle rekor kıran borsa performansı, yüksek gelirli grupların harcama kapasitesini önemli ölçüde destekledi.

Son üç yılda S&P 500 endeksinin kümülatif olarak yüzde 64, Nvidia gibi teknoloji devlerinin ise yüzde 450’nin üzerinde değer kazanması, bu servet birikiminin motoru oldu. Ancak Mei, tek bir faktörün ekonomiyi resesyona sokmaya yetmeyeceğini, bunun için borsa satışlarına ek olarak yapay zeka kaynaklı iş kayıpları veya verimlilik artışının sınırlı kalması gibi birden fazla riskin eş zamanlı gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.
Harcama dengeleri ve piyasa beklentileri
ABD ekonomisi halihazırda, yüksek gelirlilerin harcamaya devam ettiği, düşük gelirlilerin ise temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı “K-tipi” bir yapı ile karşı karşıya bulunuyor.

Moody’s Analytics verilerine göre, tüketici harcamaları ekonominin üçte ikisini oluştururken, en üstteki yüzde 10’luk kesim toplam harcamanın neredeyse yarısını gerçekleştiriyor. Mei, olası bir borsa düzeltmesinin, 2026’nın ikinci yarısında servet etkisinden beklenen desteği tüketim üzerinde bir yüke dönüştüreceğini ifade etti.

Özellikle ara seçim yıllarında borsalarda tarihsel olarak ortalama yüzde 19’a varan düşüşlerin yaşanabildiği göz önüne alındığında, piyasadaki volatiliteye karşı temkinli olunması gerektiği değerlendiriliyor. Analistler, ekonominin direncini koruyabilmesi için borsa performansının yanı sıra Fed’in olası bir daralma karşısında faiz indirimine gitme ihtimalini de yakından izliyor.






