Küresel piyasalarda altın fiyatları, ABD ile İran arasındaki gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik çabaların hız kazanması ve buna bağlı olarak enflasyon kaygılarının hafiflemesiyle yükselişe geçti.
Ons altın, önceki işlem seansında gerçekleştirdiği kayıpların büyük bölümünü telafi ederek yüzde 1 oranında değer kazandı ve 4.838 dolar seviyesine kadar tırmandı. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte emtia piyasalarındaki volatiliteyi yakından takip ederken, özellikle Orta Doğu’daki ateşkes görüşmelerine dair gelen olumlu sinyaller spot altın talebini destekledi.
Singapur saatiyle sabah saatlerinde 4.830 dolar bandında dengelenen değerli metal, küresel risk iştahındaki değişimlere rağmen güvenli liman özelliğini korumaya devam ediyor.

Orta Doğu’da ateşkes süreci ve piyasa yansımaları
Bölgedeki diplomatik kaynaklar, ABD ve İran’ın müzakerelere alan açmak amacıyla mevcut ateşkes sürecini iki hafta daha uzatmayı değerlendirdiğini kaydetti.
Pakistan’da gerçekleştirilen ilk tur görüşmelerin ardından tarafların prensipte mutabık kalması, küresel piyasalarda savaşın sona erebileceğine dair beklentileri güçlendirdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın konuya ilişkin yaptığı açıklamada, yedi haftadır süren çatışmaların sonuna yaklaşıldığını ifade etmesi, jeopolitik tansiyonun sarı metal fiyatları üzerindeki baskısını bir miktar azalttı. Buna karşın, Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye hatlarında yaşanan aksaklıklar ve İran gemilerine yönelik uygulanan abluka, tedarik zinciri üzerindeki risklerin tam olarak ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Petrol fiyatlarının yatay seyretmesi ise merkez bankalarının elini rahatlatan bir unsur olarak öne çıkıyor.
Faiz politikaları ve altının piyasa görünümü
Altın fiyatları üzerinde belirleyici olan bir diğer önemli başlık ise merkez bankalarının para politikası duruşu olmaya devam ediyor. Fed yetkililerinden gelen şahin tondaki açıklamalar, faiz oranlarının uzun bir süre daha yüksek seviyelerde kalabileceğine işaret ediyor.
Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, borçlanma maliyetlerinin mevcut seviyelerde korunması gerektiğini vurgularken; bu durum, faiz getirisi olmayan altın için geleneksel bir direnç noktası oluşturuyor. Savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık yüzde 8 değer kaybeden değerli metalde, Mart ayındaki yoğun satış dalgasının ardından Nisan ayında kurumsal alımların yeniden başladığı gözlemleniyor.

Altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelen 25 tonluk giriş, yatırımcıların mevcut fiyat seviyelerini bir toparlanma fırsatı olarak gördüğünü kanıtlıyor.
Ekonomik veriler ve gelecek beklentileri
Küresel ekonomide enflasyon artış hızının yavaşlaması ve enerji fiyatlarındaki göreceli sakinlik, altının ons fiyatındaki yön tayini açısından kritik bir önem taşıyor. Swap piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in bu yıl faiz oranlarını sabit tutma olasılığının yüksek olduğunu gösterirken, dolar endeksindeki hafif gerileme emtia fiyatlarını yukarı yönlü destekliyor.

Gümüş, platin ve paladyum gibi diğer değerli metallerde de benzer bir toparlanma eğilimi hakim. Önümüzdeki süreçte, Orta Doğu’daki diplomatik trafiğin somut bir barış anlaşmasına dönüşüp dönüşmeyeceği ve ABD’den gelecek olan makroekonomik veriler, altın fiyatları için temel belirleyici olacaktır. Piyasa uzmanları, jeopolitik risk priminin azalması durumunda dahi, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejilerinin altın talebini orta vadede diri tutacağı değerlendirmesinde bulunuyor.







