Orta Doğu gerilimi ekseninde tırmanan askeri hareketlilik, küresel piyasalarda risk iştahını baskılarken S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones dahil ABD vadeli endeksleri haftanın ilk işlem gününde yatay bir seyir izledi.
Pazartesi akşamı yapılan işlemlerde S&P 500, Nasdaq 100 ve Dow Jones endeksi vadeli kontratları, bölgeden gelen haber akışıyla birlikte denge arayışına girdi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), İran tarafından kendi topraklarına yönelik insansız hava araçları ve füzelerle saldırı düzenlendiğini bildirmesi, yatırımcılar arasındaki endişeyi artırdı.
Dow Jones vadelileri yatay seyrederken, ABD ile İran arasında Pakistan arabuluculuğunda sağlanan kırılgan ateşkesin sürdürülebilirliğine dair şüpheler, finansal varlıklar üzerinde belirgin bir baskı oluşturdu.
ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, Amerikan kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi rotalarını tehdit ettiği belirtilen İran gemilerine müdahale ettiğini ve bazı araçların etkisiz hale getirildiğini açıkladı. “Özgürlük Projesi” kapsamında bölgedeki seyrüsefer güvenliğini sağlamaya çalışan ABD donanmasının, İran’a ait altı botu vurduğu ve çok sayıda füzeyi imha ettiği kaydedildi.

İran devlet medyası ise bu iddiaları reddederek yaşananları “uyarı ateşi” olarak nitelendirdi. Yaşanan bu sıcak temas, enerji piyasalarında volatiliteyi artırırken Brent petrolün varil fiyatı 114 dolar sınırına kadar yükseldi.
Batı Teksas türü (WTI) ham petrol ise günlük bazda yaşanan sert yükselişin ardından bir miktar geri çekilerek 105 dolar seviyelerinden işlem gördü.
Orta Doğu gerilimi ve küresel piyasalarda bilanço beklentileri
Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik risklerin yanı sıra kurumsal tarafta açıklanacak bilançolar da piyasaların odağında yer alıyor. Salı günü Shopify, Pfizer ve Advanced Micro Devices (AMD) gibi dev şirketlerin ilk çeyrek performanslarını kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.
Yatırımcılar, teknoloji ve sağlık sektöründeki bu önemli verilerin piyasa yönü üzerinde belirleyici olacağını öngörüyor. Özellikle yapay zeka odaklı büyüme stratejileriyle öne çıkan teknoloji şirketlerinin kârlılık oranları, Nasdaq endeksinin kısa vadeli performansı açısından kritik bir önem taşıyor.
Öte yandan, ABD ekonomisinin genel sağlığına dair ipuçları verecek olan dış ticaret dengesi ve JOLTS iş imkanları verileri de makroekonomik takvimde öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.

S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones endekslerini yakından takip eden piyasa analistleri, Orta Doğu gerilimi nedeniyle enerji fiyatlarında yaşanabilecek olası bir arz şokunun enflasyonla mücadele sürecini zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor. Petrol fiyatlarındaki her %10’luk kalıcı artışın, küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü, enflasyon üzerinde ise yukarı yönlü baskı oluşturduğu vurgulanıyor.
Bölgedeki askeri hareketliliğin bir bölgesel çatışmaya dönüşüp dönüşmeyeceği, altın ve tahvil gibi güvenli limanlara olan talebi de doğrudan etkiliyor. Şu ana kadar piyasalarda gözlemlenen yatay seyir, yatırımcıların bölgedeki diplomatik kanalların hala açık olup olmadığını ve ABD’nin askeri angajmanının boyutunu anlamaya çalıştığını gösteriyor.
Hürmüz Boğazı krizinin piyasalar üzerindeki arka planı ve sonuç
Jeopolitik risklerin ekonomi üzerindeki yansıması, genellikle enerji maliyetleri ve tedarik zinciri kesintileri üzerinden gerçekleşmektedir. Dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, küresel enflasyon görünümü için hayati bir öneme sahip.
ABD’nin bölgedeki ticari gemilere koruma sağlama girişimi, kısa vadede arz güvenliğini desteklese de İran ile doğrudan bir sıcak çatışma riskini canlı tutmaktadır. Bu durum, piyasaların “bekle ve gör” stratejisini benimsemesine neden oldu.

Gelecek süreçte piyasalar, sadece askeri gelişmeleri değil, aynı zamanda Washington ve Tahran arasındaki diplomatik temasların seyrini de yakından takip edecektir.
Eğer gerilim kontrol altına alınamaz ve enerji altyapısına yönelik saldırılar devam ederse, petrol fiyatlarında 120 dolar seviyelerinin test edilmesi kaçınılmaz hale gelebilir. Sonuç olarak, hisse senedi piyasalarındaki volatilite, Orta Doğu gerilimi çözülene kadar devam edecek gibi görünüyor; zira hiçbir yatırımcı bu denli yüksek bir belirsizlik ortamında büyük çaplı pozisyon almak istemiyor.






