ABD yönetiminden İran ile kapsamlı bir anlaşmaya yaklaşıldığına dair gelen sinyaller, küresel döviz piyasalarında doların başlıca para birimleri karşısında gerilemesine neden oldu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere eşlik etme operasyonuna ara verildiğini açıklaması ve Tahran ile yürütülen görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini belirtmesi, piyasalarda jeopolitik risk iştahını artırırken güvenli liman talebini azalttı.
Bu gelişmelerin ardından dolar endeksi sınırlı bir kayıpla 98,299 seviyesine çekilirken, petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüş enflasyon endişelerini bir miktar hafifletti.

Küresel piyasalarda risk iştahı ve enerji fiyatlarındaki değişim
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Washington’ın İran’a yönelik askeri harekatta hedeflerine ulaştığını ve gerilimin tırmanmasından yana olmadıklarını vurgulaması, piyasalarda diplomasiye verilen önemin altını çizdi.
Bu açıklamaların ardından enerji piyasaları hızlı tepki verdi ve ABD Batı Teksas tipi (WTI) ham petrolün varil fiyatı 2 $’ın üzerinde bir düşüşle 100 $ sınırına geriledi. Analistler, Washington’dan gelen mesajların çatışma ortamından uzaklaşıldığına dair piyasalara güvence verdiğini ifade etse de Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin halen kısıtlı olmasının enerji maliyetleri üzerinde orta vadede yukarı yönlü baskı oluşturabileceği konusunda uyarıyor.

Doların zayıflamasıyla birlikte Euro 1,1714 dolar, İngiliz sterlini ise 1,3568 dolar seviyelerine çıkarak günlük bazda yaklaşık yüzde 0,2 oranında değer kazandı. Risk iştahının artmasından olumlu etkilenen Avustralya doları yüzde 0,4, Yeni Zelanda doları ise yüzde 0,3 oranında yükseliş kaydetti.
Japon yeni tarafında ise $ karşısında 157,62 seviyesinde seyreden kırılgan yapı devam ediyor. Piyasa uzmanları, yenin geçen haftaki müdahale seviyelerinin üzerinde kalmasını, Japon yetkililerin ek bir adım atmamasına ve piyasadaki likidite koşullarına bağlıyor.
Ekonomik göstergeler ve piyasaların gelecek beklentileri
Yatırımcılar ve piyasa aktörleri, haftanın devamında açıklanacak olan tarım dışı istihdam verilerine odaklanmış durumda. Bu veri seti, ABD ekonomisinin dayanıklılığını koruyup korumadığını ve Federal Rezerv’in (Fed) mevcut para politikasını sürdürüp sürdürmeyeceğini belirleyecek kritik bir eşik olarak görülüyor.

İstihdam piyasasında yaşanabilecek olası bir yavaşlama, Fed’in faiz indirimi takvimini öne çekebileceği beklentilerini güçlendirebilir. Mevcut durumda jeopolitik gerilimin azalması $ üzerindeki baskıyı artırırken, makroekonomik verilerin yönü küresel döviz paritelerindeki kalıcı trendi belirleyecek en önemli faktör olmaya devam ediyor.







