Petrol fiyatları, ABD yönetiminin İran ile devam eden nükleer müzakerelerdeki kilitlenmeyi aşmak adına askeri seçenekleri değerlendirdiğine yönelik haberlerin ardından Perşembe günü sert bir yükseliş kaydetti.
Orta Doğu’dan gelen enerji arzında halihazırda yaşanan kesintilerin daha da derinleşebileceği endişesi, piyasalarda volatiliteyi artırdı. Brent petrolün Haziran vadeli kontratları, önceki seansta elde ettiği yüzde 6,1’lik kazanımın ardından, bugün 5,27 dolar veya yüzde 4,5 artışla varil başına 123,30 dolara ulaştı. Dokuzuncu gününde de yükselişini sürdüren bu kontratın süresi bugün dolarken, daha aktif işlem gören Temmuz vadeli kontratlar ise yüzde 2,4 artışla 113,10 dolardan işlem görüyor.
ABD Batı Teksas Tipi (WTI) ham petrol vadeli işlemleri, bir önceki seansta kaydettiği yüzde 7’lik değer kazancının ardından bugün 2,42 dolar veya yüzde 2,3 artışla 109,30 dolara yükseldi. Her iki gösterge fiyat endeksi de üst üste dördüncü ayı kazançla kapatma yolunda ilerliyor.

Fiyatlardaki bu hareketlilikte, Axios tarafından yayınlanan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer programı konusunda müzakere masasına dönmesini sağlamak amacıyla bir dizi askeri saldırı planı hakkında bilgilendirileceğini iddia eden rapor kritik rol oynadı.
Bölgesel çatışmaların enerji arz güvenliği üzerindeki baskısı
Şubat ayı sonunda başlayan askeri gerilim ve karşılıklı saldırılar, Orta Doğu’daki enerji sevkiyatının en kritik noktası olan Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde trafiğe kapanmasına yol açtı. Aktif çatışmaların durakladığı ateşkes sürecine rağmen, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukası devam ediyor.
Binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve küresel çapta tarihin en büyük enerji arz kesintilerinden birinin yaşanmasına neden olan bu krizi çözmeye yönelik görüşmeler ise çıkmaza girmiş durumda. Washington yönetimi İran’ın nükleer programını tartışmakta ısrar ederken, Tahran yönetimi boğaz üzerinde kontrol hakkı ve savaş zararlarının tazmin edilmesini talep ediyor.
ING analistleri yayınladıkları bilgi notunda, petrol piyasasının “aşırı iyimserlikten Basra Körfezi’nde yaşanan arz kesintisi gerçeğine” geri döndüğünü vurguladı. Enerji arzındaki bu darboğazın uzun süre devam edebileceğine yönelik sinyaller de artıyor.

Beyaz Saray yetkilileri, Başkan Trump’ın petrol şirketleriyle olası bir uzun süreli abluka durumunda etkilerin nasıl hafifletilebileceği üzerine görüştüğünü belirtti.
Piyasa analistleri, Hürmüz Boğazı’nın yakın vadede açılması veya çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesi ihtimalinin mevcut şartlarda oldukça düşük olduğu değerlendirmesinde bulunuyor.
Piyasada arz dengesi ve üretim kotalarına yönelik beklentiler
Petrol ihraç eden ülkeler örgütü (OPEC) ve müttefiklerinden oluşan OPEC+ grubunun, Pazar günü yapılacak toplantıda üretim kotalarında günlük yaklaşık 188 bin varillik sınırlı bir artışa gitmesi bekleniyor. Bu kritik toplantı, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) 1 Mayıs itibarıyla örgütten ayrılma kararının hemen ardından gerçekleşecek.

BAE’nin ayrılışının, kartelin petrol fiyatlarını kontrol etme kabiliyetine önemli bir darbe vuracağı öngörülüyor. Her ne kadar bu ayrılık BAE’nin ihracat başladığında üretimini serbestçe artırmasına olanak tanıyacak olsa da, analistler bunun bu yılki piyasa temellerini değiştirmesinin pek olası olmadığını ifade ediyor.
Wood Mackenzie tarafından hazırlanan analiz raporunda, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık ve savaştan kaynaklanan diğer üretim aksaklıkları nedeniyle BAE dahil Körfez ülkelerinin savaş öncesi üretim hacimlerine dönmelerinin aylar alabileceği vurgulanıyor. Mevcut durumda küresel enerji piyasası, jeopolitik risklerin arz-talep dengesini devre dışı bıraktığı bir dönemden geçiyor. Kısa vadede petrol fiyatları üzerindeki baskının, Washington’dan gelecek askeri veya diplomatik sinyallere göre şekillenmeye devam etmesi ve volatiliteyi koruması bekleniyor.






