Küresel piyasalarda petrol fiyatları, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) Barakah nükleer enerji santraline yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısının ardından jeopolitik risk algısının tırmanmasıyla son iki haftanın en yüksek seviyesine ulaştı.
ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimi sonlandırma girişimlerinin tıkanması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri seçenekleri masaya yatırmaya hazırlanması, ham petrol arzına yönelik endişeleri artırarak piyasalardaki yukarı yönlü hareketi destekledi. Londra Brent petrolün varil fiyatı, Pazartesi günü erken işlemlerde yüzde 1,86 değer kazanarak 111,29 dolara yükselirken, gün içinde 5 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviye olan 112 doları test etti. ABD hafif petrolü (WTI) ise yüzde 2,19 artışla 107,73 dolara ulaşarak 30 Nisan sonrası en yüksek seviyesini kaydetti.
Enerji koridorlarındaki hareketlilik, Hürmüz Boğazı çevresindeki tanker saldırıları ve el koyma girişimlerini durduracak bir barış anlaşması umudunun zayıflamasıyla geçen hafta da etkisini göstermişti. Her iki ham petrol kontratı, geride bıraktığımız haftada yüzde 7’nin üzerinde prim yaptı. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında düzenlenen son görüşmelerde, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı konumundaki Çin’in krizin çözümüne yönelik diplomatik bir hamle yapacağına dair herhangi bir emare çıkmaması, tedarik risklerini canlı tuttu.

Prestige Economics Başekonomisti Jason Schenker yayımladığı analizde, İran odaklı krizin uzamasının fiyatlarda kalıcı ve yapısal hasar riskini artırdığını belirterek, bu durumun küresel faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalmasına yol açabileceğini ve ekonomik büyüme üzerinde aşağı yönlü ciddi baskılar oluşturabileceğini vurguladı.
Kritik petrol tedarik hatlarında güvenlik endişeleri artıyor
Körfez bölgesinde tırmanan askeri hareketlilik, petrol fiyatları üzerinde doğrudan bir prim baskısı oluşturuyor. BAE ve Suudi Arabistan’ı hedef alan İHA saldırıları ile Washington-Tahran hattından yükselen sert açıklamalar, çatışmanın daha geniş bir alana yayılacağı endişelerini beraberinde getirdi.
BAE’li yetkililer, Barakah nükleer santralini hedef alan saldırının kaynağına ilişkin geniş çaplı bir inceleme başlatıldığını duyururken, bu tür terör eylemlerine karşı her türlü karşılık verme hakkını saklı tuttuklarını açıkladı. Irak hava sahasından giren üç insansız hava aracını etkisiz hale getirdiğini bildiren Suudi Arabistan ise egemenlik ihlallerine karşı gerekli operasyonel tedbirlerin alınacağını duyurdu.

Finans kuruluşu IG’nin piyasa analisti Tony Sycamore, gerçekleştirilen İHA saldırılarının açık bir uyarı niteliği taşıdığına dikkat çekerek, ABD veya İsrail’in İran’a yönelik olası yeni askeri adımlarının, Körfez’deki enerji ve kritik altyapı tesislerine yönelik yeni misilleme saldırılarını tetikleyebileceğini ifade etti.
ABD yaptırımları ve piyasaların gelecek beklentisi
Beyaz Saray’ın Tahran ve Moskova yönetimine karşı izlediği yaptırım politikaları, enerji arzı ve küresel piyasaların gelecek beklentisi açısından belirleyici olmaya devam ediyor.
ABD Başkanı Trump’ın askeri seçenekleri değerlendirmek üzere ulusal güvenlik danışmanlarıyla kritik bir toplantı gerçekleştireceğine yönelik haber akışı, arz güvenliğine dair spekülasyonları güçlendiriyor. Petrol fiyatları açısından destekleyici bir diğer önemli gelişme ise Washington’ın, Hindistan dahil bazı ülkelerin deniz yoluyla Rus petrolü satın almasına imkan tanıyan yaptırım muafiyet süresini uzatmayarak sona erdirmesi oldu.

Analistler, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili geçiş riskleri ve azalan küresel ham petrol stokları nedeniyle piyasaların yüksek volatilite bandında kalmaya devam edeceğini, merkez bankalarının ise enflasyonist baskılar karşısında faiz politikasında sıkı duruşu korumak zorunda kalabileceğini öngörüyor.







