S&P 500 endeksi için Wall Street’in yapay zeka odaklı yükselişi, bir kez daha, büyük bir destek sağladı.
UBS, pazartesi günü yayımladığı bir notta, güçlü kurumsal bilançolar ve teknoloji sektöründeki dayanıklı kazançları gerekçe göstererek S&P 500 endeksi tahminini 2026 yılı sonu için 7.500 puana yükseltti.

Bankanın yeni küresel ekonomi ve piyasa görünümüne göre UBS, S&P 500 için 2026 yılında yıllık bazda yüzde 14,4’lük bir bilanço artışı öngörüyor. Bu kazancın yaklaşık yarısının teknoloji sektöründen gelmesi bekleniyor. Bu durum, diğer sektörler aradaki farkı kapatmaya çalışsa bile “Muhteşem Yedili” olarak adlandırılan şirketlerin genel kurumsal kârları desteklemeye devam edeceğinin bir işareti olarak değerlendiriliyor.
Yapay zeka yatırımları ve S&P 500’ün genişlemesi

Şirket, mevcut piyasa durumunu, hâlâ yapay zeka ivmesiyle belirlenen ancak boğa piyasasını sürdürmek ve genişletmek için mega sermayeli teknoloji şirketlerinin ötesine yayılmaya başlayan bir dönem olarak tanımladı.
UBS yayımladığı raporda, “Sermaye harcamalarının sonunda dar teknoloji sektörünün ötesine geçmesini ve büyümenin daha geniş tabanlı hâle gelmesini bekliyoruz,” ifadelerine yer verdi.

UBS, bu değişimin iş ve tüketici güveninin artması, faiz oranlarının düşmesiyle küresel büyümenin hızlandığı bir dönemle birlikte gerçekleşmesini bekliyor. Ancak bu değişimden önce, “tarifelerin fiyatlara yansımaya devam ettiği önümüzdeki dört ila beş aylık yumuşak bir dönem” yaşanacağını öngörüyor.
ABD büyümesinin temelinde yapay zeka yatırımı var

UBS aynı zamanda, ABD’nin büyümesinin “esas olarak yapay zekaya yapılan büyük bir yatırım” olduğunu ve yatırımların teknoloji ve veri altyapısına yoğunlaştığını belirtti.
Bu görüş, Wall Street’te de yankı buldu. Ekonomistler, yüksek faiz oranları ve ticaret gerilimlerine rağmen ABD ekonomisini resesyondan uzak tutan yapay zeka harcamalarındaki büyük artışı takdir etti.

UBS, bu tür sermaye harcamalarının yılın ilk yarısında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) büyümesine 78 baz puan, yazılım, araştırma ve geliştirme dâhil edildiğinde ise yaklaşık 1,4 puan katkı sağladığını tahmin etti.

UBS, bu rakamları “göz kamaştırıcı” olarak nitelendirdi. Harcamalardaki artışın, 1990’ların sonlarında bilgisayar, yazılım ve internet altyapısına yapılan yatırım dalgasının on yıllık bir üretkenlik ve kurumsal kâr patlamasına yol açtığı teknoloji gelişiminin bir yansıması olduğunu bildirdi.
Balon riski ve S&P 500 değerlemeleri

Bu artış, Wall Street’in en hararetli tartışmalarından birini de alevlendirdi. Tartışmanın odağında bugünün yapay zeka çılgınlığının sürdürülebilir olup olmadığı veya bir balon oluşturup oluşturmadığı yer aldı. Hisse senetleri hâlihazırda 22 kat ileriye dönük kazançlarla işlem görüyor. Bu rakam beş yıllık ortalamanın oldukça üzerinde ve bu durum iyi haberlerin çoğunun zaten S&P 500’de fiyatlara yansıtıldığını gösteriyor.

Ancak UBS, daha ölçülü bir yaklaşımla “Bir balonun şişmesi ve patlaması kaçınılmaz değildir,” diye yazdı. “2026’da piyasanın güçlü bir şekilde yükseldiğini ve ardından 2027’de durduğunu görebiliriz. Önemli olan, yapay zeka verimliliğinin teknoloji dışı şirketlere geçişini izlemektir.”

UBS’nin görünümü sonuç olarak bilanço gücüne dayanıyor. Şirket, rallinin bir sonraki aşamasını daha yüksek değerlemelerin değil, şirket kârlarının yönlendireceğini öngördü. Kâr artışı ve verimlilik kazanımlarının “gelecek yıl ABD hisse senetlerindeki tüm yükselişi yönlendireceğini” belirten UBS, değerlemelerin buradan çok fazla artmasının olası olmadığını kaydetti.
UBS, kârlar yapay zeka kaynaklı büyümeyle artmaya devam ettiği sürece değerlemelerin makul kalacağını savundu.







