Pazartesi günü Dow Jones vadeli işlemleri, son haftalarda yaşanan dalgalanmaların ardından oldukça dar bir işlem aralığında kalarak hafif bir yükseliş gösterdi. Bu durum, yatırımcıların belirsiz bir ortamda yolunu bulmaya çalıştığı ve piyasalarda hakim olan temkinli iyimserliğin bir yansıması olarak değerlendirildi. Özellikle teknoloji hisselerinin değer kaybettiği bir dönemde, Dow Jones’un nispeten istikrarlı seyri dikkat çekti. Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte piyasaları bir dizi testten geçirecek önemli ekonomik verilerin ve politika kararlarının açıklanması bekleniyor. S&P 500 Endeksi’nin Temmuz 2024’ten bu yana en düşük aylık kazancını kaydetmesi ve tarihsel olarak yılın en kötü ayı olan Eylül’e girilmesi, piyasaların bir dönüm noktasına geldiğini gösterdi.
Dow Jones ve piyasalarda temkinli iyimserlik

Piyasalardaki genel “bekle ve gör” moduna rağmen, gün içinde bireysel şirket hisselerinde önemli hareketler yaşandı. Piyasa öncesi işlemlerde, bazı finansal endişeler nedeniyle KingWin hisseleri ciddi bir darbe aldı ve %11,11 oranında düşüş yaşadı. Buna karşılık, NeoGenomics ve özellikle güçlü kazanç raporlarının ardından ivme kazanan Affirm Holdings hisseleri yükselişteydi. Bu erken hareketler, asıl işlem seansı başlamadan önce bile yatırımcıların ne düşündüğünü ve risk iştahlarının karmaşıklığını oldukça iyi bir şekilde yansıttı.
Piyasalardaki mevcut sükunet, bazı analistleri endişelendirdi. Cboe Volatilite Endeksi (VIX), Haziran sonundan bu yana sadece bir kez 20 seviyesinin üzerine çıktı ve S&P 500, 91 seansta %2’lik bir düşüş yaşamadı; bu, Temmuz 2024’ten bu yana en uzun süren sükunet dönemiydi. Dow Jones geçtiğimiz haftalarda arka arkaya rekor kapanışlar gerçekleştirdiği günler yaşadı. Ancak, Citigroup’un ABD hisse senedi alım satım stratejisi başkanı Stuart Kaiser, yatırımcıların işsizlik verilerinin açıklanacağı gün için ima edilen volatiliteyi sadece 85 baz puanla düşük fiyatladığını belirterek, bu sakinliğin tarihsel olarak bir türbülansın habercisi olabileceği uyarısında bulundu.
Jeopolitik gerilimler ve küresel ticaretin etkisi

Küresel ekonomi, özellikle Çin’den gelen veriler ve ABD’nin uyguladığı gümrük vergileri nedeniyle oldukça istikrarsız bir durumda. Bu gümrük vergileri, Asya genelindeki imalat faaliyetlerini ciddi şekilde olumsuz etkilediği için Çin de dahil olmak üzere çoğu Asya piyasası günü düşüşle kapattı. Asya’daki fabrikalar yavaşlamaya başladığında, bunun küresel tedarik zincirleri ve ticaret modellerini etkilemesi çok uzun sürmedi. Aynı zamanda, Çin, Endonezya ve Tayland’daki siyasi gerilimler, yatırımcıların piyasa duyarlılığını olumsuz etkileyen diğer önemli faktörler oldu. Çin’in en büyük e-ticaret şirketlerinden olan Alibaba’nın hisselerindeki %19’luk yükseliş ise Asya piyasalarındaki düşüşle tezat oluşturdu. Dow Jones Nasdaq ve S&P bugün ABD piyasalarının tatil olması nedeniyle kapalı.
Bu jeopolitik riskler Avrupa’ya da yansıdı. Avrupa Stoxx 600 endeksi hafif bir yükseliş kaydetti, ancak Fransa’da hükümeti devirebilecek bir güven oylamasına bir hafta kala Avrupa tahvilleri genel olarak zayıfladı. Bu durum, euro bölgesinin en büyük bütçe açığını kontrol altına alma çabalarına bir darbe vurabilecekken, Fransız-Alman 10 yıllık spreadi 78 baz puanda seyretti. Paris’teki IG’nin baş piyasa analisti Alexandre Baradez, farkın 100 baz puanı test etmesinin şaşırtıcı olmayacağını belirtti ve Avrupa Merkez Bankası’nın faiz indirimleri konusunda duraklamada kalmasının Avrupa’daki bankacılık hisselerinde daha fazla kar satışını teşvik edebileceğini ekledi.
Fed ve enflasyon: piyasaların kader anı

Dow Jones’un da içinde bulunduğu ABD piyasalarının son dönemdeki tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşan rallisi, önümüzdeki üç hafta içinde açıklanacak istihdam rakamları, enflasyon verileri ve Fed’in faiz kararı ile kritik bir dönemece girdi. Bu yoğun olaylar, yatırımcıların, ABD piyasaları için tarihsel olarak en zayıf ay olan Eylül ayında, hisse senetlerinin kazançlarını sürdürüp sürdüremeyeceğini belirlemesine yardımcı olacak. Eylül ayı tarihsel olarak Dow Jones, Nasdaq ve S&P’nin kayıplar yaşadığı bir dönem olarak biliniyor. Ayrıca, hisse senedi bağlantılı opsiyonların vadesinin dolacağı ve volatiliteyi artırması beklenen “üçlü cadı” günü de piyasalar için başka bir belirsizlik unsuru oldu.
Deutsche Bank AG ekonomisti Peter Sidorov, “17 Eylül’de Fed’in faiz indiriminin önündeki engeller yüksek görünüyor” diye yazdı. Dow Jones, Nasdaq ve S&P faiz indirimi beklentisi ile yükselmişti ve Sidorov’un açıklaması bu açıdan tedirgin edici. Buna karşın, piyasaların 2026 sonuna kadar 140 baz puanlık bir gevşemeyi fiyatlamasıyla, piyasalar 1980’lerden bu yana sadece resesyon dönemlerinde görülen bir gevşeme bekledi. Öte yandan, emtia piyasalarında artan iyimserlik, gümüşün 2011’den bu yana ilk kez ons başına 40 doların üzerine çıkmasına, altının ise tüm zamanların en yüksek seviyesine yaklaşmasına neden oldu.
Goldman Sachs ve JPMorgan Chase & Co. gibi dev finans kuruluşlarının stratejistleri de piyasalardaki son ivme kaybını “sağlıklı” bir gelişme olarak görerek, daha güçlü bir ekonomik görünümün Avrupa hisse senetlerinin dar işlem aralığından çıkmasına yardımcı olacağını belirtti. Ancak, piyasanın yükseldikçe aşırı değerlendiği endişeleri artıyor. Endeks, analistlerin önümüzdeki 12 ay için ortalama kazanç tahminlerinin 22 katında işlem görüyordu ki bu, 1990’dan bu yana sadece dot-com balonu ve 2020’deki Covid-19 sonrası teknoloji coşkusunda görülen bir seviyeydi. Tüm bu faktörler, küresel piyasalar için kritik bir dönemin başlangıcına işaret ediyor.







