Küresel finans piyasalarında heyecan yaratan bir gelişme yaşandı. Altın, pazartesi günü tüm zamanların en yüksek seviyesinin yalnızca 23 dolar altında işlem görerek dikkatleri üzerine çekti. Bu yükselişin arkasında, ABD Merkez Bankası’nın olası faiz indirimlerine ilişkin beklentiler ve zayıflayan doların etkisi yatıyordu. Çarşamba günü rekorunu tazeleyen altın, ons başına 3.537,81 dolardan kapandı ve 3.500 dolarlık kritik seviyenin üzerinde tutunmayı başardı.
Uzmanlardan flaş Altın fiyatları tahmini

Küresel finans danışmanlık şirketi deVere Group, bu ivmeyle birlikte sarı metalin geleceği hakkında iddialı bir tahminde bulundu. Şirket, 2026 yılının ilk çeyreğinin sonuna doğru sarı metalin ons başına 5.000 dolara kadar yükselebileceğini öngördü. deVere Group CEO’su Nigel Green, “Ons fiyatının rekor seviyelere yakınlığı, yolculuğun yönünü gösterdi” diyerek bu görüşü destekledi. Green, sürekli talep, düşen reel getiriler, mali ve jeopolitik zorlukların, sarı metali bu hedefe taşıyacağını belirtti.
Faiz indirimi beklentisi ve altın ilişkisi

Sarı metalin fiyatları geleneksel olarak düşük faiz ortamından faydalandı. Bu ay Federal Rezerv’den faiz indirimi bekleniyordu. Her faiz indirimi, nakit ve tahvillerin cazibesini azalttı. Devam eden enflasyon, yoğun devlet borçlanması ve jeopolitik belirsizliklerle birleşince, bu durum altının konumunu güçlendirdi.
Merkez bankaları da sarı metale yönelik talebini artıran önemli bir itici güç oldu. Çin Halk Bankası’nın külçe altın alımları artarken, Asya ve Orta Doğu’daki diğer merkez bankaları da rezervlerini son on yılların en hızlı sürdürülebilir hızıyla artırdı. Hükümetlerin dolardan uzaklaşarak çeşitlendirmeye gitmesi ve bilançolarında bağımsızlık sağlamasıyla bu birikimin devam edeceği ön görüldü. Nigel Green, “Altın hiçbir söze veya izne ihtiyaç duymaz; bunlar günümüzün parçalanmış sisteminde çok değer verilen niteliklerdir” ifadelerini kullandı.
Arz sıkıntıları ve yatırımcı talebi

Arz tarafında ise kısıtlamalar devam etti. Madencilik üretimi durgunlaştı, yeni keşifler nadir görülüyor ve çevresel ile maliyet baskıları gelecekteki büyümeyi sınırladı. Güçlü egemen talep durgun arzla buluştuğunda, uzun vadeli eğilimin daha yüksek olacağı belirtildi.
Özel yatırımcılar da portföylerini yeniden şekillendirdi. Devlet darphaneleri sağlıklı satışlar bildiriyor, borsa yatırım fonlarına (ETF’ler) girişler yaşanıyor ve kurumsal yatırımcılar tahsislerini artırdı. Nigel Green, “Daha fazla yatırımcı sarı metali sadece bir korunma aracı olarak değil, birincil yatırım aracı olarak gördükçe bu yeniden yapılanmanın hızlanacağını öngörüyoruz” diyerek yatırımcı ilgisinin artacağına işaret etti.







