Emel YİĞİT

Tüm Yazıları

Altın hala alınır mı?

Yayınlanma: 28.10.2025 - 11:07
Son güncellenme: 28.10.2025 - 11:28

Bizim anne babalarımız için birikim yapmak demek, bankaya para yatırmak, mevduattan azıcık da olsa faiz almak biriktirdiklerini eve dönüştürmek, belki bir de yazlık edinip yaşamaktı. Annelerin sandığında da birkaç altın olurdu zor zamanlar için ama asıl birikim mevduattaydı.

Onlardan önceki nesil tam yastık altıncıydı. Ninelerin kollarında “kefen parası” niyetine bir burma bilezik, çıkınlarda altınlar. Mali sistemin olmadığı zamanlardan geliyordu dedelerimiz, ninelerimiz. Savaşlar görmüşlerdi, yokluk dönemleri yaşamışlardı ve en güvenilir yatırım evlerinde sakladıkları altınlardı.

Bizim kuşak, sermaye piyasalarının gelişim dönemine denk geldi. Borsanın büyüdüğünü gördük, yatırım fonlarını tanıdık, tabii döviz vazgeçilmezimiz oldu. Dijital yatırım araçlarını da kullanıyoruz artık. Ama tilkinin dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına geri dönmesi gibi ninelerimizin dedelerimizin yatırım aracına; altına geri döndük.

Altın sığınak oldu

Neye güveneceğini bilmeyen yatırımcı elini nereye atsa kaybediyor. Bu enflasyon ortamında yatırımcının reel getiri sağlamasının imkanı yok. TÜİK’in verilerine bakıyoruz eylül ayında en yüksek reel getiri külçe altında. Tüketici fiyat endeksi ile indirgendiğinde getiri oranı yüzde 8.39 olmuş.

Diğerlerine bakıldığında; mevduat faizi, tahvil, euro, dolar ve borsa yatırımcısına kaybettirmiş. Eh bu koşullarda yatırımcı ne yapsın? Kimi görsem, konuşsam artırabildiği parayla altın alma peşinde.

Ekonomide güvenin azaldığı, enflasyonun yüksek, risklerin bol olduğu bir dönemdeyiz, altın sadece bir yatırım değil, bir sığınak haline gelmiş durumda.

Dünyada da talep yüksek

Sadece bize özel bir durum değil, dünyada da böyle. Malum ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşlediği tarife yangını dünyayı sardı. Küresel yatırımcı bildiği tek güvenli limana altına koşarken, asıl merkez bankaları fiziki altına yöneldiler. Bir yandan merkez bankaları diğer yandan altın ETF’lerinin talebi fiyatları da yukarı çekti. Altının ons fiyatı 4.398 dolarla rekor kırdı.

20 Ekim tarihinde ulaşılan bu seviyenin ardından gelen satışlar kesilmedi ve 8 günde altının fiyatı yüzde 6 geriledi. Yurt içinde gram altın kar satışlarıyla biraz daha erken karşılaştı. 16 Ekim’de 5.910 lirayla zirve yaptı ve düşüşe geçti.

Bunlar birkaç haftalık veriler. Yılbaşından itibaren baktığımızda onstaki artış oranı yüzde 51, gram altında yüzde 80. Her koşulda altın yatırımcısı kazançlı çıktı.

Altın sertifikaları uçtu

Bir de fiziki altının saklama riskini almak istemeyenlerin tercih ettikleri altın sertifikaları var. Altına hücum döneminde sertifikalar da yüksek getiri sağladı yatırımcısına. Borsada işlem gören Darphane Altın Sertifikası yılbaşından bu yana yüzde 120 yükseldi. Yılın ilk günlerinde 30.5 liradan fiyatlanan sertifikalar 77 liraya kadar çıktı. Altındaki küresel gerileme sertifikaları da etkiledi. Fiyat 67 liraya kadar geriledi.

Koşullar böyle… Altın almaya niyetlenen herkesin bilmesinde yarar var; fiyatlar uluslararası siyasi gerilimlerden, savaş gibi risklerden fazlasıyla etkileniyor. Sert iniş ve çıkışlar yaşanabiliyor. Mesela son zirveye çıkışta etkili olan faktör ABD ve Çin arasındaki tarife gerilimi oldu. Şimdi tarafların anlaşmaya yakın oldukları mesajları altında satışları artırdı. Buraya not düşeyim, altın, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarından da ziyadesiyle etkileniyor.

İkinci önemli nokta, altının bu yıl aşırı yükselmiş olması. Fiyatlar üzerine bir köpüğün olduğu konusunda herkes hem fikir.

Peki bu ortamda hala altın alınır mı?
Amaç zengin olmaksa tartışılır çünkü dünyada trendler her an değişiyor. Ama amaç bizim gibi enflasyonu yüksek bir ülkede kendini güvende hissetmekse evet hala alınır.