Sosyal medya –veya ergen- jargonuyla giriş cümlemi yazayım: “Bir bitmediniz”… Yatırımcı neye elini atsa kuruyor veya can havliyle uçurumdan düşerken tutunduğu otlar zaten kuru, elinde kalıyor.
Birikimini enflasyondan korumaya çalışan herkes zararda. Piyasalar kurt dolu. Yatırımcıyı koruyan yok. Denetim yok, en sakin piyasa bir anda alt üst olabilir çünkü engelleyici mekanizma yok.
Borsa İstanbul malum, elini veren kolunu alamayacak duruma geldi. Küçük yatırımcının algoritmalar ve kurtların dünyasıyla mücadele etmesi mümkün değil. Riski en sevmeyen vatandaşın tercihi mevduat faizlerinde düşüş sürüyor. 11 Aralık’ta yapılacak olan Merkez Bankası toplantısına göre faizler daha fazla gerileyebilir. Şimdilik yüzde 40-42’ler civarında. Döviz piyasası baskı altında. Kamu, her koşulda -rezervleri eritmek pahasına- müdahale edeceğini gösteriyor zaten.
Yıllar önce ekonomi basınında uzun vadeli düşünen ancak borsada alım satım yapmaya zamanı ve bilgisi yetmeyen vatandaşlar için en uygun enstrümanın yatırım fonları olduğunu yazardık. Şimdi o cephede de yatırımcının kafası karıştı.
Fon piyasasında neler konuşuluyor?

Bu yıl yatırım fonları dünya ve Türkiye’deki gelişmelerden nasibini aldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın tarife uygulamaları ve tehditleriyle çıkışa geçen altın ve gümüş, bu enstrümanları içeren yatırım fonlarını da uçuşa geçirdi. Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu TEFAS verilerine göre kıymetli madenler fonlarının yılbaşından bu yana getirileri yüzde 84 oldu.
Temmuz ayında yapılan düzenlemeyle yatırım fonları getirileri üzerinden alınan stopaj yüzde 17,5’e çıkarıldı. Teşvik edilmesi gereken bu enstrümanlara getirilen vergi artışının ardından kısa bir şaşkınlık yaşandı ama her zaman olduğu gibi kanıksandı.
Yaz aylarında düşük açıklanan enflasyonla birlikte düşen faizler borsaya ilgiyi artırdı ve hisse fonlar hızla yükselişe geçti. Yine TEFAS verilerine göre hisse fonlarının altı aylık getirisi yüzde 19,4 oldu. Ancak ekim ayı enflasyonun yüksek çıkmasının ardından piyasada morallerin bozulmasıyla ibre tersine döndü. Borsadaki düşüş hisse fonlarına da yansıdı.
Şimdi de piyasada likidite sıkışıklığından ve para piyasası fonlarında yaşanan sıkıntılardan bahsediliyor. Söylentiler bir yana biz verilere bakalım.
Fonlara ne kadar para girişi var?

30 Ekim tarihinden bu yana yatırım fonlarına 89,9 milyar liralık bir giriş var. Türlere göre baktığımızda ise yine genel görünüme paralel olarak altın fiyatlarındaki gerileme kıymetli maden içeren fon yatırımcısını da etkilemiş görülüyor. Aynı zaman aralığında altın fonlarından 2 milyar TL’nin biraz üzerinde bir çıkış var. Serbest hisse fonlarda ise 1,2 milyar liralık çıkış görülüyor.
Döviz fonları ile serbest para piyasası fonlarına bir aylık para girişi hemen hemen aynı. 72 milyar lira düzeyinde. Ancak son bir haftaya baktığımızda işler değişiyor. Söylentilerin odağındaki serbest para piyasası fonlarından 24-28 Kasım tarihleri arasında toplam 14 milyar liralık çıkış yaşandığı görülüyor.
Yatırım fonu yatırımcısı ne yapmalı?

Malum yatırım uzun vadeli bir iş. Özellikle yatırım fonları günlük, haftalık veya aylık getirileriyle değerlendirilecek enstrümanlar değil. Diğer yandan piyasalarda kısa vadede dalgalanmaların devam etmesi kaçınılmaz. Merkez Bankası’nın aralık toplantısında atacağı adım kritik.
Faizlerde yeni bir gerileme sinyali gelirse, hisse fonlarına ilgi yeniden artabilir. Kıymetli maden fonlarında ise dünya genelindeki ekonomik ve jeopolitik tansiyon nedeniyle yukarı yönlü potansiyel canlı. Bu tercihi değerlendirmek isteyenlerin altın piyasasını takip etmesinde yarar var.




